Deleuze ve Guattari’de Özne ve Toplumsallık

Deleuze ve Guattari’nin özne hakkındaki yaklaşımları Guattari’nin tanım olarak özne grup ve tabi kılınmış grup ayrımı, d şünce olarak da Deleuze’ün sabitlik içermeyen ve böylece daimi bir anlama sahip olmayan materyalist düşünceden beslenmektedir. Özne grup, özgür ve kendi kendini gerçekleştiren pozitif ve aktif özne, tabi grup ise biçimlenmesini öteki gruba borçlu olan pasif özne oluşu yani öznelleşmeyi (subjectification) ifade eder. Tabi-grup kavramıyla açıklanan özne tipi yapısalcıların toplumsallığın öne sürdüğü özne benzerlikler göstermektedir. Özne ve öznelleşme ayrımı ile ulaşılan düşünce özgür bir özne ya da tabi olmuş, yani köleleşmiş birey farklılığıdır. Bu bağlamda kapitalizm, öznelleştirmenin dünya ölçeğindeki girişimi olarak ortaya çıkmaktadır. Kapitalist toplum tipiyle öznelleştirmenin ba- ğıntısı olarak sosyal boyun eğme, öznelleştirme süreçleri ve tabiiyete (subjection) uyum sağlama olarak kendini göstermektedir.

Subject and Society in Deleuze and Guattari

Approaches of Deleuze and Guattari towards subject derive from Guattari’s subject group and subordinated group differentiation as definition and as idea Deleuze’s materialist flow which does not include fixity and have a permanent meaning. Subject group is defined as positive and active subject who realize himself/herself; as to subordinated group owe its formation to other group that is it means subjectification. There are similarities between the subject which is explained through subordinated group and the subject understanding of structuralists. The idea attained through the differentiation between subject and subjectification is the differences between a free subject and subordinated subject. Within this context, capitalism emerges as the initiative of subjectification in global scale. Social compliance, subjectification processes and compliance with subjection manifest themselves in relation to capitalist society

Kaynak Göster

APA Hi̇ra, İ . (2016). Deleuze ve Guattari’de Özne ve Toplumsallık . Bilgi Sosyal Bilimler Dergisi , (2) , 185-196 .