Alienation and Bellow's Dangling Man

Yabancılaşma, sözcüğü tarih boyunca delilikten Tanrıyla yek vücut olmaya kadar farklı anlamlarda kullanılmıştır. Onsekizinci yüzyılda ise malların, paranın ve özellikle hakların transferi anlamını kazanmıştır. Jean Jack Rousseau, Karl Marx, Hegel, Durkheim, Kierkegaard ve Heidegger gibi fılozoflar da sözcüğün gelişimine katkıda bulunmuşlardır. Edebiyata gelince, Sartre, Kafka, Becket, Camus, Dreiser, Algren, Hemingway, Joyce ve Ellison gibi yazarlar eserlerinde yabancılaşma temasını işlemişlerdir. Bellow bu terimi toplumu ve uygarlığı eleştirmek, insanoğlunun kafasını hep meşgul etmiş sorulara cevap bulabilmesi için hayal gücünü harekete geçirmek, çözümü kaçışta aramanın nelere mal olacağını göstermek ve kendi sentezini yaratmak amacıyla bir anti-tez oluşturmak için kullanmıştır.

The word alienation has had a wide range of meanings like insanity and union with the divinity until the fifteenth century. It began to mean the transfer of goods, money and especially rights in the eighteenth century. Many philosophers like Jean Jack Rousseau, Karl Marx, Hegel, Durkheim, Kierkegaard and Heidegger contributed to the development of the term. In literature, writers like Sartre, Kafka, Becket, Camus, Dreiser, Algren, Hemingway, Joyce, and Ellison have used the theme of alienation in their works. Bellow uses the term to criticize society and civilization, to stimulate the imagination to provide answers to man's ever-existing questions, to show what escapist solutions can lead up to and to create an anti-thesis upon which he can build his own synthesis. To him, man is the measure of everything. Therefore, the truth, the solution to man's problems, is to be searched not in alienated selves but in true selves.

Kaynak Göster

APA Özbaş, L , Kılıç, C . (2006). Alienation and Bellow's Dangling Man . Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Dergisi , (19) , . Retrieved from https://dergipark.org.tr/tr/pub/deubefd/issue/25441/268453