Makaleler     Dergiler     Kitaplar    

Gazi Üniversitesi İİBF Dergisi

Yıl 2010 , Cilt 12 , Sayı 2

Makale özeti ve diğer detaylar.

Makale özeti
Başlık :

An empirical investigation through the efficient usage of knowledge in turkish banking sector

Yazar kurumları :
Marmara Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İşletme Bölümü1, Marmara Üniversitesi, Bankacılık ve Sigortacılık Yüksekokulu2
Görüntülenme :
159
DOI :
Özet Türkçe :

The wave of new economy that surround the whole world whilst enforcing en-terprises, individuals, societies and nations to rapidly restructure and to gain glob-al identity, the knowledge as an asset is already affirmed as an invisible source of wealth for the corporations. In today's business, managing intellectual capital and measuring knowledge became a necessity as knowledge and knowledge based assets recently define the market value of corporations. However, for the firms to perform well in knowledge management applications, they need to apply the knowledge mea-surement metrics. The study aims to exhibit the importance of knowledge as an intangible asset attached by the knowledge management and to investigate the measurement of knowledge in technology-intensive banking sector. In this context, the study intends to measure the potential of knowledge to be used as a strategic tool in Turkish depo-sit banks. In terms of data collection, surveys collected from 253 employees in IT department of the banks were analyzed and correlations between the knowledge measurement variables are also empirically tested. The results confirm the associa-tion between the knowledge measurement and knowledge management. However, the findings show that; the banking industry is not well-informed about the mea-surement of knowledge-based assets and is yet to measure the intellectual assets and evaluate them in their balance sheets. Finally, the results suggest that the more effective usage of the knowledge measurement tools will lead to the efficient mea-surement of the knowledge.

Özet İngilizce :

Tüm dünyayı etkisi altına alan yeni ekonomi dalgası, bireyleri, toplumları, işletmeleri ve devletleri yeniden yapılanmaya, hızla kabuk değiştirmeye ve sonuçta küresel bir kimlik kazanmaya zorlarken şirketlerin günümüzdeki yeni servetinin görünmeyen kaynağının "bilgi" olduğu artık kabul edilmektedir. Günümüzün iş dünyasında entellektüel sermayenin yönetimi ve bilginin ölçülmesi, bilgi ve bilgi tabanlı varlıkların şirketlerin pazar değerini belirlemeye başlamasıyla zorunluluk arz etmeye başlamıştır. Ancak, firmaların bilgi yönetimi uygulamalarında iyi bir performans elde edebilmeleri için bilgi ölçüm tekniklerini kullanmaları gerekmektedir. Aynı şekilde bilgi ekonomisinde rekabet edebilmek için bilgi ve enformasyonun finansal kurumlarda da entelektüel birer varlık olarak kabul edilmesi son derece önemlidir. Hizmet sektöründe bilginin maddi olmayan bir duran varlık olarak kendini kabul ettirmesi, bilgi varlıklarının ölçülmesi oranında rakiplerine göre rekabet üstünlüğü kazandırabilecektir. Bu bütün sektörler için geçerli olmakla beraber ekonominin motoru olan finans sektöründe ayrı bir önem arz etmektedir. Nitekim piyasaların çok hızlı değişim gösterdiği ve teknolojik gelişmelerin hızına erişmenin mümkün olmadığı bu ortamda bankaların ayakta kalıp diğer bankalarla rekabet edebilmesinin tek rekabetçi kaynağı bilgi olmaktadır. Bilgi yoğun sektörlerin büyüme hızları ve sektörlerin dünya ticaretinden aldıkları payların sürekli artması dikkate alındığında bilgi ve iletişim teknolojileri (bilişim) sektörünün bu açıdan stratejik öneme sahip olduğu görülmektedir. Bilgi ekonomisinin temel karakteristiği bu çalışmanın teorik altyapısını oluşturmaktadır. Bilgi ekonomisi, yeni rekabet koşulları ve yeni yönetim modellerini beraberinde getirmektedir. Bilginin temel üretim faktörü olduğu ve ekonomideki katma değerin büyük ölçüde bilgi tarafından yaratıldığı bir model olan bilgi ekonomisine geçiş, özellikle gelişmekte olan ülkelerce hedeflenmektedir. Bilgi üretimine önem veren ülkeler, ürettikleri bilgileri teknolojiye dönüştürerek teknolojik açıdan önemli bir rekabet avantajı yakalamayı amaçlamaktadırlar. BSC, SACAT, KMPI vb entelektüel varlıkların ölçümünde kullanılan yöntemlerle firmalar bilançolarında görünmeyen değerlerin de ölçülebilirliğinin farkına varmaya başlamışlardır. Buna göre, işletmeler sahip oldukları bilgi kapasitesini sermayeye dönüştürebildikleri ölçüde etkin ve başarılı olabilmektedirler. Nitekim şirketlerin piyasa değerinin yaklaşık dörtte üçü artık maddi olmayan varlıklar olarak da bilinen entelektüel sermayeden kaynaklanmaktadır. Yeni ekonominin etkilerinin en fazla görüldüğü alanlardan biri finans piyasaları olarak dikkat çekmektedir. Birçok banka finansal piyasaların küreselleşmesinden dolayı bilgi-temelli organizasyo olma durumuna gelme yolunda ilerlemektedir. Bankalar bilginin önemini ve onun kurumsal değerini oluşturmakta oynadığı rolü anlamaya başlamışlardır. Ancak bankacılık sektöründe rekabet edebilmek ve başarılı olabilmek için, bir bankanın "bilgi" adı verilen maddi olmayan varlığını yönetmeyi bilmesi gerekmektedir. Çalışma, maddi olmayan bir duran varlık olan ve bilgi yönetimiyle öne çıkan bilginin taşıdığı önemi göstermek ve bilginin ölçülebilirliğini, teknoloji-yoğun bir sektör olan bankacılık sektöründe ortaya koymayı amaçlamaktadır. Böylece, Türk mevduat bankalarında stratejik bir araç olan bilginin ölçülebilme potansiyelini ortaya çıkarmak arzu edilmektedir. Finansal kurumların enformasyon teknolojilerini operasyonel düzeyde en çok entegre eden sektörlerin başında gelmesi ve bilginin finansal ürünlerin elektronik ortamda dağıtılmasına ve transferine önemli katkı sağladığı düşünüldüğünde bankalarda, özellikle bilgi- teknolojileri birimlerinde, bilginin ölçülebilirliği son derece önem arz etmektedir. Bu yüzden araştırmada veri toplamaya yönelik olarak söz konusu bankaların bilgi – işlem departmanlarında çalışan 253 işgörenden elde edilen anketler analiz edilmiş ve değişkenler arasındaki korelasyon ampirik olarak test edilmiştir. Diğer yandan, iki veya daha fazla değişken grubu arasında ilişki bulunup bulunmadığını incelemede kullanılan ve çapraz tablolarda değişkenler arasında benzerlik, farklılık ve ilişkilerin yorumlanmasını kolaylaştıran "Ki-Kare Bağımsızlık Testi" kullanılmıştır. Elde edilen bulgular bilgi ölçümü ve yönetimi arasındaki ilişkiyi teyit etmektedir. Ancak bankacılık sektörünün bilgi tabanlı varlıkların ölçülebilirliğinden henüz bilgi sahibi olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca bilgi ölçüm araçlarının kurum bünyesinde kullanımı sağlandıkça bilginin etkin ölçülmesinin mümkün olacağı kanısına varılmıştır. Bankaların bilişim teknolojilerine yaptıkları yatırımların rekabet edebilirlikte eskiye nazaran daha etkin olmaya başlamasıyla da mevcut tekniklerin iyileştirilmesi finans sektörü için kaçınılmaz olmaktadır. Diğer yandan bankaların bilgi ölçüm tekniklerini doğru seçmelerinin sadece stratejilerine yön vermekle kalmayacağı aynı zamanda orta ve uzun vadede performanslarının iyileştirilmesi sürecinde de önemli rol oynayacağı düşünülmektedir.

Tam metin (Türkçe) :
Paylaş :
Benzer Makaleler
Yorum Yap
  • Adınız :
  • Güvenlik Kodu :
  • Yorum :