‘Koruma Sorumluluğu’ ve Libya Örneği Bağlamında Türkiye’nin Uluslararası Hukuk Yaklaşımı

Bu çalışmada Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası hukuk davranışının, ‘ko-ruma sorumluluğu’ doktrini çerçevesinde incelenmesi amaçlanmaktadır. Ko-ruma sorumluluğu uluslararası sistemde insani değerlerin korunması amacıyla Birleşmiş Milletler (BM) tarafından ortaya koyulmuş bir öğretidir. İç savaş veya terör gibi nedenlerden dolayı devletlerin kendi halklarını korumada yetersiz kaldığı veya başarısız olduğu durumlarda, söz konusu bu sorumluluğun ulus-lararası sistemde yer alan diğer aktörlerin müşterek sorumluluğuna geçtiği anlamına gelmektedir. Arap Baharı sürecinde 2011 tarihinde Libya’ya uygula-nan BM Güvenlik Konseyi’nin 1973 sayılı kararı ve sonrasında gerçekleşen mü-dahale ‘koruma sorumluluğuna’ dayanmaktadır. Bu doğrultuda, Libya’ya ko-ruma sorumluluğu kapsamında yapılan müdahalede Türkiye’nin hangi insan hakları ve hukuki unsurlara atıf yaptığı analiz edilmiştir. Koruma sorumlulu-ğunun BM Genel Kurulu oturumlarında ‘gelişmekte olan bir norm’ olarak ortaya çıkışı sırasında Türkiye tarafından özellikle ‘müdahaleci devletlerin çıkarlarının engellenmesi’ ve ‘ulusal egemenliğin ve halkların kendi geleceğini belirleme hakkının’ gözetilmesi unsurlarına dikkat çekilmiştir. Bu bağlamda, çalışma koruma sorumluluğunun teorik çerçevesini sunarak, normun gelişim sürecinde ve Libya operasyonunda uygulanması sırasında Türkiye’nin tutumunu BM çatısı altında gerçekleşen oturumlar ve siyasi liderlerin söylemleri doğrul-tusunda değerlendirmeyi amaçlamaktadır.

International Law Approach of Turkey in The Context of ‘Responsibility to Protect’ and The Libyan Case

In this study, international law behavior of the Republic of Turkey was analyzed within the scope of the “responsible to protect” doctrine. This doctrine was generated by the United Nations (UN) in order to protect human-based values within the international system. Cases in which states are inadequate or fail to protect their own people for various reasons, such as civil war or terrorism, means that this responsibility becomes the joint responsibility of other actors in the international system. The UN Security Council resolution (number 1973), which was applied to Libya during the 2011 Arab Spring uprising, and the in-terventions following this uprising were based on the concept of responsibility to protect. In this respect, it was determined that the human rights and norms to which Turkey refer during the intervention was made under responsibility to protect to the Libya. Responsible to protect was found as an “emerging norm” under the UN General Assembly sessions. During this process, Turkey focused especially on “blocking the interests of the interventionist state” and “the natio-nal sovereignty and people’s right to self-determination”. In this context, by providing the theoretical framework of the responsibility to protect, this study aimed to evaluate Turkey’s stance throughout the UN sessions and the discus-sions of political leaders on the development process of the norm and exercising it in the case of Libya.

___

  • ARAL Berdal, “Soğuk Savaş Sonrasında BM Güvenlik Konseyi’nin Yetki Alanının Genişlemesine Hukukun Üstünlüğü ve Hakkaniyet Açısından Bir Eleştiri”, Küresel Yönetişim, Güvenlik ve Aktörler: 70. Yılında BM, (Ed.) DAL Emel P, GÖK Gonca O. ve SAKMAN Tolga, TASAM, İstanbul, 2016.