TÜRK VATANDAŞLARININ BİYOMETRİK VERİLERİNİN İŞLENMESİNİN TÜRKİYE-AB ORTAKLIK KONSEYİ KARARLARINA AYKIRI OLMADIĞINA İLİŞKİN 3.11.2019 TARİHLİ ABAD KARARININ TERCÜMESİ

Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki ilişkilerin temelini Ankara’da 1963 yılında imzalanan Ortaklık Anlaşması oluşturmaktadır. Ankara Anlaşması ile Ortaklık Konseyi Kurulmuştur. Ortaklık Konseyi’nin 2/76 ve 1/80 sayılı Kararları Türk vatandaşlarının Avrupa Birliğine giriş, ikamet ve çalışma şartlarını düzenlemektedir. 2/76 sayılı Kararın 7. maddesi ile 1/80 sayılı Kararın 13. maddesinde mevcut durumun korunması ve AB üyesi devletlerin yeni sınırlama getirilmesi yasağı (standstill klozu) yer almaktadır. ABAD’ın 3.11.2019 tarihli kararında Hollanda’da ikamet izni almak isteyen Türk vatandaşlarına bu iznin verilmesinin, biyometrik verilerinin alınması şartına bağlanmasının standstill klozuna aykırı olup olmadığı incelenmiştir. Hollanda ilk derece idare mahkemesi, Türk vatandaşlarının ikamet iznini biyometrik verilerinin alınmasına, kaydedilmesine ve saklanmasına bağlayan Hollanda Yabancılar Kanununu hükmünün yeni sınırlama getirmesi sebebiyle 2/76 sayılı Kararın 7. maddesine ve 1/80 sayılı Kararın 13. maddesine aykırı bulmuştur. Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmuştur. Hollanda Danıştay’ı ABAD’dan yorum kararı talep etmiştir. ABAD, Türk vatandaşlarına ikamet izni verilmesini biyometrik verilerinin alınması şartına bağlayan Hollanda Yabancılar Kanunu hükmünü standstill klozuna aykırı bulmuş ve bu hükmün yeni bir sınırlama olduğunu ifade etmiştir. Ancak ABAD, biyometrik verilerin alınmasının amacının kimlik ve belgelerde sahtecilikle mücadele ve sahteciliğin önlenmesi olması sebebiyle Hollanda mevzuatındaki bu sınırlamanın kamu yararı sebebiyle haklı olduğu sonucuna varmıştır.

Translation of The Judgment of The ECJ Dated 3.11.2019 Regarding Lagality of Processing of Turkish Nationls’ Biyometric Data Under The Decisons of The Association Council

The Association Agreement signed in Ankara in 1963 is the basis of relations between Turkey and the European Union. The Association Council was established by the Ankara Agreement. Decisions No 2/76 and Decision No 1/80 of the Association Council regulate the entry, residence and conditions of access to employment of Turkish citizens in the European Union. Article 7 of the Decision No 2/76 and Article 13 of Decision No 1/80 contain the provisions as to the protection of current situation and both Articles prohibit the EU Member States to impose new restrictions (standstill clause). In the decision of the ECJ dated 3.11.2019, the ECJ argued that whether the issuance of the residence permit to Turkish citizens conditional upon the processing of their specific biometric data is contrary standstill clause. The administrative court of first instance found that the provision of the Netherlands’ law on foreigners requiring the collection, recording and retention of the biometric data of Turkish citizens in a central filing system was a ‘new restriction’ within the meaning of Article 7 of the Decision No 2/76 and Article 13 of the Decision No 1/80. An appeal was brought against this judgment. The Netherlands Council of State requested preliminary ruling from the ECJ. The ECJ ruled that the provision of the Netherlands Law on Foreigners which makes the issuance of a temporary residence permit to Turkish citizens, conditional upon the collection, recording and retention of their biometric data in a central filing system does constitute a ‘new restriction’ within the meaning of standstill clause. Such a restriction is, however, justified by the public interest of preventing and combating identity and document fraud.