Hüseyin Kâzım Kadri’nin Yeni İlm-i Kelâm Karşıtı Söylemi Üzerine Bir Değerlendirme

Tanzimat’la birlikte çeşitli alanlarda hissedilen yenilenme ihtiyacı ve buna binaen gerçekleştirilen değişim ve modernleşme faaliyetlerinin mahiyeti ve sınırları, dönemin entelektüel gündemini belirleyen önemli bir konudur. Devleti kurtarmaya yönelik ileri sürülen çözüm önerilerinin bir kısmı, dinî düşüncenin yenilenmesine ilişkindir. Bu çerçevede Batıcı, İslamcı ve Türkçü entelektüeller arasında zengin bir fikrî tartışma ortamı oluşmuştur. Özellikle İslamcılar, söz konusu önerilerinde dinî düşünceyi temel almışlardır. Osmanlı’nın içinde bulunduğu kötü durumun, dinden değil, bizzat dinin anlaşılma biçiminden kaynaklandığını ve bu düşünme tarzının değiştirilmesinin gerekliliği konusunda ortak kanaatte olan İslamcılar, yenilenmenin mahiyeti konusunda birbirlerinden ayrışmaktadır. İslamî ilimlerin içeriğinin günümüz ihtiyaçları çerçevesinde güncellenmesi gerektiğini savunanlar, bu düşünce değişikliğini sağlayacak ilmin hangisi olacağı konusunda farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Bir kesim, Kelâm ilminin; diğer bir kesim ise Fıkıh ve Tefsir ilminin öncelenmesinin zaruri olduğu kanaatindedir. Toplumun temel ihtiyacının İlm-i Kelâmdeğil de İlm-i Hâlolduğunu iddia eden, Fıkıh ve Tefsir ilmi temelinde düşünce yeniliği öneren isimlerden biri de Şeyh Muhsin-i Fânî ez-Zâhirî müstear ismiyle yazan Hüseyin Kâzım Kadri’dir. Kadri; Kelâm ilminin, çağın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde düzenlemesi girişiminin sonuç vermeyeceği gibi insanlar arasında dinî ihtilafa neden olacağını ileri sürmektedir. Bu makalede, Hüseyin Kâzım Kadri’nin düşünsel arka planı, dinî düşüncenin yenilenmesine ilişkin önerileri ve Yeni İlm-i Kelâm’a itiraz gerekçeleri ele alınmaktadır.Özet: Son dönem Osmanlı tarihini belirleyen en önemli kavram değişimdir. On altıncı yüzyılın sonları ve on yedinci yüzyılın başlarından itibaren devletin içine girdiği siyasal çözülmeyi ve buna bağlı olarak gerçekleşen askeri, ekonomik, sosyo-kültürel değişim ve dönüşümü olumlu yöne kanalize etmek için ıslahat hareketlerine girişilmiştir. Bu çerçevede gerçekleştirilen ıslahat çalışmalarının temel savı, Kanun-i Kadîm’e ve Şeriata dönüş fikrine dayandırılmıştır. Tanzimat Fermanı’nın ilanı ile birlikte daha önce yapılan ıslahat çalışmaları farklı bir boyuta taşınarak Batılılaşma devlet politikası haline getirilmiştir. Devam eden süreçte Batılılaşma bağlamında değişim olgusu Osmanlı toplumunun her kesiminin gündemini oluşturmuştur. Çeşitli alanlarda hissedilen yenilenme ihtiyacı ve buna binaen gerçekleştirilen değişim ve modernleşme faaliyetleri, bu faaliyetlerin mahiyeti ve sınırları, dönemin entelektüel gündemini belirlemiştir. Devleti, içinde bulunduğu zor durumdan kurtarmaya yönelik ileri sürülen çözüm önerilerinden bir kısmı, dinî düşüncenin yenilenmesine ilişkindir. Bu çerçevede sunulan çözüm önerileri Batıcı, İslamcı, Türkçü entelektüeller arasında zengin bir fikrî tartışma ortamı oluşturmuştur. İslamcılar genel anamda, Osmanlı’nın içinde bulunduğu kötü durumun, dinden değil, bizzat dinin anlaşılma biçiminden kaynaklandığı ve bu düşünme tarzının değiştirilmesi gerektiği kanaatindedirler ve söz konusu önerilerinde dinî düşünceyi hareket noktası olarak belirlemişlerdir. İslamcıların kendi içinde ayrışmasına neden olan konu ise yenilenmenin mahiyetidir. İslamî ilimlerin içeriğinin zamanın ihtiyaçları çerçevesinde güncellenmesi gerektiğini savunan İslamcı düşünürler, ihtiyaç duyulan söz konusu düşünce değişikliğini mümkün kılacak ilmin hangisi olacağı konusunda farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Bir kesim, Kelâm ilminin; diğer bir kesim ise Fıkıh ve Tefsir ilminin öncelenmesi gerektiği kanaatindedir. Bu bağlamda görüş beyan eden kişilerden biri de Şeyh Muhsin-i Fânî ez-Zâhirî müstear ismiyle yazan Hüseyin Kazım Kadri’dir. Kadri, Fıkıh ve Tefsir ilmi temelinde bir düşünce yeniliği önermektedir.Hüseyin Kazım Kadri, Meşrutiyet döneminin dikkat çeken entelektüellerinden biridir. Kadri, mutasarrıf, vali, vekil ve bakan olarak devlet yönetiminin çeşitli kademelerinde görev almış, gazetecilikle meşgul olmuş ve din, dil, ziraat gibi konularda da yetkin eserler telif etmiştir. Onun tüm çabası Osmanlıyı içinde bulunduğu kötü durumdan kurtarmanın yollarını aramaya yöneliktir. Bu çerçevede o, dini düşünce alanında üretilen bilginin niteliğini sorgulamakta ve çözüm önerilerinde bulunmaktadır. Onun dini düşüncenin yenilenmesine ilişkin önerisinin temelinde, insanların pratik problemlerine çözüm üreten yeni bir ilm-i hâl'e duyulan ihtiyaç bulunmaktadır. Kadri bu ihtiyacı, yeni ilm-i kelâm karşıtlığı üzerinden temellendirmektedir. Ona göre Kelâm ilmi, tedvin edildiği andan itibaren Müslümanlara fayda sağlamadığı gibi zarar vermiştir. Kelâm ilminin yenilenmesi, çözümden öte sorun üretecektir. Kadri'ye göre, Yunan felsefesinin içerik ve yöntemini kullanması nedeniyle Kelâm ilmi, Müslümanlara has özgün bir ilim olmadığı gibi İslam’ın özünü bozmak amacıyla ortaya çıkarılan zararlı bir disiplindir. Mu'tezili âlimlerin Kelâm ilminin kurucuları olması da bu ilmin İslam düşünce geleneği dışında sayılmasının sebeplerinden biridir. Kadri, bu ekole mensup âlimlerin varlığı anlamaya yönelik olarak ortaya koydukları teorilerin, dinin ihdas ettiği iman alanına hiçbir katkı sağlamadığı kanaatindedir. Mihne sonrasında ortaya çıkan Ehl-i sünnet ekolünün belli bir işlev gördüğünü kabul eden Kadri bu işlevin yeterli olmadığını belirtmiştir. Nitekim ona göre Kelâm ilminde cevher-araz, hudûs-kıdem, vücûd-âdem vb. konular tartışılmış fakat süreç içerisinde söz konusu içerik ihtiyaca binaen yenilenememiştir. Kadri'nin bir diğer eleştirisi ise Kelam ilmini, Müslümanların fırkalara bölünme nedeni olarak görmesidir. Kadri, Müslümanların birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç hissettikleri dönemde Kelâm ilminin yenilenmesi girişiminin yeni tefrikalara yol açacağından endişe etmektedir. Bu endişe Kadri'nin pragmatik bir sâikle kelam karşıtlığı yapmasına neden olmaktadır. Hüseyin Kazım Kadri'nin kelam karşıtlığının bir diğer gerekçesi ise Kelâm ilminin usûlu'd-din olarak isimlendirilmesidir. Ona göre kelamcılar, tevhid ve sıfatlar konusunda içtihatta bulunarak konuyu netleştirmek yerine daha karmaşık bir hale getirmişlerdir. İnanç alanında delillendirmede bulunmayı inançsızlıkla eşdeğer gören Kadri, imanın, aklın değil insanlar arasında herhangi bir ihtilafın bulunmadığı hissin konusu olduğu kanaatindedir. İnanç alanında gerçekleştirilecek olan tahkik çabasını eleştiren Kadri, ihtiyaca göre pratik alanı ilgilendiren konularda söz gelimi fıkıh alanında dinî ilkelerin yeniden yorumlanmasının en önemli dinî vecibe olduğunu vurgulamaktadır. Kadri, özellikle fıkıh alanında aklın önemli bir işlevi olduğunu belirterek geçmişin doğrularının aynen taklit edilmesini eleştirmektedir. O, yeni İlm-iKelâm’aalternatif olarak yeni bir İlm-i Hâlönerisinde bulunmakta ve bunun, insanların ihtiyacı olan dinî bilgiyi sağlayacağını iddia etmektedir. Hüseyin Kazım Kadri’nin, Kelâm ilmini Müslümanların başına gelen türlü felaketlerin nedeni olarak görmesi ideolojik bir karşıtlık nedeniyledir. Bu ideolojik karşıtlık onun Kelâm ilmini ve bu alanda üretilen ilmi birikimi görmezden gelmesine, bu birikim hakkında tarihi gerçeklerle çelişen duygusal çıkarımlarda bulunmasına neden olmuştur. Süreç içerisinde İslam düşüncesinin zamanın şart ve ihtiyaçlarına göre yenilenememesinde diğer disiplinler gibi Kelâm ilminin de payı vardır. Ancak tek sorumlu olarak Kelâm ilminin görülmesi makul olmadığı gibi gerçekçi de değildir.

An Assessment on Ḥüseyin Kāẓım Kadri’s Discourse Against the New Kalām of Science

The need for renewal felt in various fields with the Tanẓīmat, and the changes and modernization activities realized in accordance with it, and the nature and boundaries of these activities are important issues that determine the period's intellectual agenda. Some of the proposals for a solution to save the state are related to the renewal of religious thought. The bad situation in the Ottoman Empire stems from the way religion is understood, not from religion itself, and one of the names that produce ideas about the necessity of changing this way of thinking is Ḥüseyin Kāẓım Kadri. He believes that Fiqh and Exegeticsshould be based on the work of updating the content of Islamic Sciences within the framework of contemporary needs. Claiming that the basic need of society is not Science of Kalām but Catechism, Kadri claims that the attempt of the science of Kalām, regulated to respond to the needs of the age will not result in even will cause religious conflict among people. In this article, Ḥüseyin Kāẓım Kadri'sintellectual background, his suggestions for the renewal of religious thought and his objection to the new Science of Kalām are discussed.Summary: What defines the history of late Ottoman period is the concept called change. There have been reform attempts in order to canalise the military, economic, socio-cultural change and transformation due to political turmoil starting from the end of the 16th century and beginning of the 17th century. Basic argument regarding these reforms finds its base on Qanūn al-Qadīm and the idea of returning to Sharia. Along with the Declaration of the Imperial Edict of Reorganization (Edict of Gulhane) the previous reforms which were made earlier changed dimension and westernization became a government policy. During the ongoing process, the change in terms of Westernization became a current issue within every segment of Ottoman society. Need for innovation in various areas, and therefore the change and modernization movements and accordingly these movements’ nature and boundries set the intellectual agenda of the era. Some of the suggestions are associated with renewal of the religious thought which are to keep the State from difficult situation it is in. Solutions proposed in this context creates a rich intellectual discussion environment within Western, Islamist, and Turkist intellectuals. Islamists in general terms are of the opinion that the difficult situation Ottoman is in does not stem from the religion itself but the way of understanding religion; and they are of the opinion that this way of thinking should be altered; when they bring about their suggestions, it is seen that the way of thinking is their starting point. What causes the Islamists fall apart within themselves is the nature of renawal. Islamist intellectuals, supporting the idea which is the content of islamic knowledge should be updated according the needs of era, suggest various ideas in terms of which dicipline should be in charge for the needs in question. While some intellectuals are of the opinion Kalām should be prioritised, some are of the opinion Fiqh and Exegetics should be prioritised. Ḥüseyin Kāẓım Kadri, who wrote under the pseudonym of Shaykh Muḥsin-i Fānῑ ez-Ẓāhirῑ, is one of these intellectuals coming up with an idea. Kadri suggests a renawal in thinking based upon Fiqh and ExegeticsḤüseyin Kāẓım Kadriis one of the most prominent intellectuals of Constitutional Period. Working as a governor of an Ottoman province, deputy, and minister and engaging in journalism, Kadri compiles a series of work in religion, language and agriculture. All of his efforts are to find ways of saving Ottoman from its difficult situations. Thus, Kadri questions the quality of the knowledge which was brought about in religious thinking and proposes solutions. What lies under his solution is the need for a dicipline for society’ s practical problems. He bases his opinion on opposition to new theology movement. According to Kadri, ever since Kalām was codified, it has never been useful to Muslims, on the contrary it has impaired the Muslims. Renowation of Kalām creates nothing but problem. In his opinion, due to using Greek philosophy content and method, Kalām is not a dicipline authentic to Muslims, besides it is a harmful dicipline which aims to damage the essence of Islam.One of the reasons why Kalām is out of Islamic thinking tradition is because of the Mu'tazila wises are the founders of this dicipline. Kadri is of the opinion that the wises/intellectuals belonging to this school and their theories regarding to understand the existence do not contribute to the field of faith. Admitting the function of Ahl-al Sunnah school generated after the Mihna Period, Kadri states the insufficient side of that function. To him, hence the subjects such as substance (cevher) –accident (araz),  hudûth-eternality, wujud (vücûd)-nothingness (adem) etc have been discussed but at that time the subject in question could not be renovated in regard to needs. Another criticism of Kadri raised against Kalām is he considers this field the reason why Muslims are divided. Especially during the times when Muslims need to be in unity and solidarity, Kadri is worried about new discursion which will occur due to the renovation of Kalām attempts. This concern of Kadri causes him to object Kalām with a pragmatic motive.Kalām which is called Usulu'd-Din is another reason why Ḥüseyin Kāẓım Kadriis against Kalām. In his opinion, theologians complicates the subjects such as amalgation and adjectives of Allah instead of making it clear with ijtihad. Kadri who considers offering proof in terms of faith as faithlessness is of the opinion that faith is not a matter of reason but a matter of sense which has no doubt among people. Criticising the struggle for the enquiry of faith, Kadri puts an emphasis on the significance of the reinterpretation of the principles, for example in the field of Fiqh which deals with the practical area and says it is the most prominent religious duty. He also criticises the imitation of the past and remarks the importance of reason in Fiqh. As an alternative to Ilm-i Kalām, he claims a new Catechism and adds, it is going to provide the religious knowledge people need. It is an ideological contrast of Ḥüseyin Kāẓım Kadrito think Kalām is the reason for all the misfortune Muslims encountered. This opposition causes him to ignore all the accumulation in Kalām field. Moreover, it is the reason why he makes emotional deductions conflicting with historical facts. Kalām plays a role just like the other fields who could not contribute to Islamic Thinking and its renovation process in accordance with the needs of time. However, it is not realistic and reasonable to think Kalām is the only one responsible.

Kaynakça

Âmidî, Ali b. Ebi Ali Seyfuddin. el-İhkâm fi usûli’l-ahkâm. 1 Cilt. Mısır: Matbaatu’l-Maarif, 1332/1914.

Atay, Hüseyin. Osmanlılarda Yüksek Din Eğitimi. İstanbul: Dergâh Yayınları, 1983.

Ay, Mahmut. Mu ‘tezile ve Siyaset. İstanbul: Pınar Yayınları, 2002.

Bağdâdî, Abdülkahir. el-Fark beyne’l fırak. Thk. Muhammed Muhyiddîn Abdülhamîd. Beyrut: Mektebetü’l Asriyye, 1413/1993.

Bulğen, Mehmet. “Klasik Dönem Kelâmında Dakîku’l-Kelâmın Yeri ve Rolü”. İslam Araştırmaları Dergisi 33 (2015): 39-72.

Câhız, Ebû Osman ‘Amr b. Bahr. Kitabu’l-Hayevân. Thk. Abdüsselam Muhammed Harun. Mısır: Mektebetu’l-Mustafa, 1356/1938.

Cüveynî, Ebü'l-Meâlî Rüknüddîn Abdülmelik b. Abdillâh b. Yûsuf. eş-Şâmil fî usûli’d-dîn. Beyrut: Darul Kütübi’l-İlmiyye, 1999.

Eş‘arî, Ebu’l Hasan, Kitâbu’l-Makâlâti’l-İslâmiyyîn ve ihtilâfi’l-musallin. Tsh. Helmut Ritter. Weis-baden: Daru Franz Stein, 1400/1980.

Eşref Edip. “Yeni İlm-i Kelâm”. Sebilü’r-Reşad 21/528-529 (1339): 58-59.

Gazzâlî, Ebû Hâmid Muhammed. el- Mustasfa min ilmi’l-usûl. 1 Cilt. Mısır: Matbatu Mustafa Mu-hammed, 1356/1937.

İbn Kuteybe, Ebu Muhammed Abdullah b. Müslim. Te’vilu muhtelifi'l-Hadîs. Mısır: Matbaatu’l-Muhammediyye,1326.

İbn Rüşd, Ebu’l-Velîd Muhammed b. Ahmed b.Muhammed. Faslu’l makâl ve takrîru mâ beyne'ş-şerî'a ve'l-hikme mine'l-ittisâl. Nşr. Albet Nasrî Nâdir. Beyrut: Matbaatu’l-Meşrık, 1986.

İzmirli, İsmail Hakkı. Yeni İlm-i Kelâm. Ankara: Umran Yayınları, 1981.

Kādî Abdülcebbâr, Ahmed b. Abdilcebbâr el-Hemedânî. el- Muhît bi’t- teklîf. Kahire: Daru’l-Mısriyye, ts.

Kādî Abdülcebbâr, Ahmed b. Abdilcebbâr el-Hemedânî. Falu’l i‘tizâl ve tabakâtü’l Mu‘tezile, Thk. Fuâd Seyyid. Tunus: ed-Dâru't-Tûnusiyye, 1974.

Kadri, Hüseyin Kâzım. Meşrutiyetten Cumhuriyete Hatıralarım. Haz. İsmail Kara. 3. Baskı. İstanbul: Dergâh Yayınları, 2018.

Kadri, Hüseyin Kâzım. Yirminci Asırda İslamiyet. İstanbul: Evkâf-ı İslamiyye Matbaası, 1339.

Kadri, Hüseyin Kâzım. Felaha Doğru. İstanbul: Tanin Matbaası, 1328.

Kadri, Hüseyin Kâzım. İstikbale Doğru. İstanbul: Ahmed İhsan ve Şurekası, 1331.

Kadri, Hüseyin Kâzım. Hak ve Hakîkat. İstanbul: y.y., 1288.

Kadri, Hüseyin Kâzım. “Yeni İlm-i Kelâm Yazılmalı mı Yazılmamalı mı?”. Sebîlü’r-Reşâd 21/532-533 (1339): 92-93.

Kadri, Hüseyin Kâzım. “Sebîlü’r-Reşâd Cerîde-i İslâmiyyesine”. Sebîlü’r-Reşâd 21/546 (1339): 207-210.

Kadri, Hüseyin Kâzım. “Müslümanlığın İhtiyaçları”. Dînî Makaleler. Genel Yazmalar Koleksiyonu, FTV. NO 013245: 1a-17b. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) Kütüphanesi.

Kadri, Hüseyin Kâzım. “Akla Ait Bir Mülahaza-ı Hissiyye”. Dînî Makaleler. Genel Yazmalar Koleksi-yonu, FTV. NO 013245: 1a-10a. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) Kütüphanesi.

Kadri, Hüseyin Kâzım. “Kitabî ve Mezhebî Müslümanlık”. Dînî Makaleler. Genel Yazmalar Koleksi-yonu, FTV. NO 013245: 1a-9b. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) Kütüphanesi.

Kadri, Hüseyin Kâzım. “İctihad”. Dînî Makaleler. Genel Yazmalar Koleksiyonu, FTV. NO 013245: 1a-5a. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) Kütüphanesi.

Kadri, Hüseyin Kâzım. “Taklid”. Dînî Makaleler. Genel Yazmalar Koleksiyonu, FTV. NO 013245: 1a-2b. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) Kütüphanesi.

Kadri, Hüseyin Kâzım. “Din ü Mezhep”. Dînî Makaleler. Genel Yazmalar Koleksiyonu, FTV. NO 013245: 1a-6a. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) Kütüphanesi.

Kadri, Hüseyin Kâzım. “Kürf ü Zulm”. Dînî Makaleler. Genel Yazmalar Koleksiyonu, FTV. NO 013245: 1a-5a. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) Kütüphanesi.

Kadri, Hüseyin Kâzım. “İman ü İslam”. Dînî Makaleler. Genel Yazmalar Koleksiyonu, FTV. NO 013245: 1a-5b. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) Kütüphanesi.

Kadri, Hüseyin Kâzım. “Emr-i bi’l ma‘rûf ve nehy-i ani’l münker”. Dînî Makaleler. Genel Yazmalar Koleksiyonu, FTV. NO 013245: 1a-5a. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) Kütüphanesi.

Kara, İsmail. Din İle Modernleşme Arasında. İstanbul: Dergâh Yayınları, 2014.

Ma’ruf, Naci. Tarihu ‘Ulemâi’l Mustansırıye. 3. Baskı. Kahire: Daru’ş-Şa’b, 1976.

Neşşâr, Ali Sami. İslam’da Felsefi Düşüncenin Doğuşu. Trc. Osman Tunç. İstanbul: İnsan Yayınları, 1999.

Şehristânî, Ebu’l-Feth Tâcuddîn. el-Milel ve’n-nihal. Thk. Muhammed Seyyid Kîlânî. 1 Cilt. Beyrut: Daru’l-Maarife, 1982.

Şeker, Fatih Mehmet. Osmanlılar ve Vehhâbâlik. İstanbul: Dergâh Yayınları, 2007.

Ülken, Hilmi Ziya. Uyanış Devirlerinde Felsefenin Rolü. İstanbul: İş Bankası Yayınları, 2009.

Kaynak Göster

Bibtex @araştırma makalesi { cuid459541, journal = {Cumhuriyet İlahiyat Dergisi}, issn = {2528-9861}, eissn = {2528-987X}, address = {Cumhuriyet Universitesi Ilahiyat Fakultesi Dergisi 58140 Kampüs Sivas / Türkiye}, publisher = {Cumhuriyet Üniversitesi}, year = {2018}, volume = {22}, pages = {807 - 831}, doi = {10.18505/cuid.459541}, title = {Hüseyin Kâzım Kadri’nin Yeni İlm-i Kelâm Karşıtı Söylemi Üzerine Bir Değerlendirme}, key = {cite}, author = {Çetin, Rabiye} }
APA Çetin, R . (2018). Hüseyin Kâzım Kadri’nin Yeni İlm-i Kelâm Karşıtı Söylemi Üzerine Bir Değerlendirme . Cumhuriyet İlahiyat Dergisi , 22 (2) , 807-831 . DOI: 10.18505/cuid.459541
MLA Çetin, R . "Hüseyin Kâzım Kadri’nin Yeni İlm-i Kelâm Karşıtı Söylemi Üzerine Bir Değerlendirme" . Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 22 (2018 ): 807-831 <
Chicago Çetin, R . "Hüseyin Kâzım Kadri’nin Yeni İlm-i Kelâm Karşıtı Söylemi Üzerine Bir Değerlendirme". Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 22 (2018 ): 807-831
RIS TY - JOUR T1 - Hüseyin Kâzım Kadri’nin Yeni İlm-i Kelâm Karşıtı Söylemi Üzerine Bir Değerlendirme AU - Rabiye Çetin Y1 - 2018 PY - 2018 N1 - doi: 10.18505/cuid.459541 DO - 10.18505/cuid.459541 T2 - Cumhuriyet İlahiyat Dergisi JF - Journal JO - JOR SP - 807 EP - 831 VL - 22 IS - 2 SN - 2528-9861-2528-987X M3 - doi: 10.18505/cuid.459541 UR - Y2 - 2018 ER -
EndNote %0 Cumhuriyet İlahiyat Dergisi Hüseyin Kâzım Kadri’nin Yeni İlm-i Kelâm Karşıtı Söylemi Üzerine Bir Değerlendirme %A Rabiye Çetin %T Hüseyin Kâzım Kadri’nin Yeni İlm-i Kelâm Karşıtı Söylemi Üzerine Bir Değerlendirme %D 2018 %J Cumhuriyet İlahiyat Dergisi %P 2528-9861-2528-987X %V 22 %N 2 %R doi: 10.18505/cuid.459541 %U 10.18505/cuid.459541
ISNAD Çetin, Rabiye . "Hüseyin Kâzım Kadri’nin Yeni İlm-i Kelâm Karşıtı Söylemi Üzerine Bir Değerlendirme". Cumhuriyet İlahiyat Dergisi 22 / 2 (Aralık 2018): 807-831 .
AMA Çetin R . Hüseyin Kâzım Kadri’nin Yeni İlm-i Kelâm Karşıtı Söylemi Üzerine Bir Değerlendirme. CUID. 2018; 22(2): 807-831.
Vancouver Çetin R . Hüseyin Kâzım Kadri’nin Yeni İlm-i Kelâm Karşıtı Söylemi Üzerine Bir Değerlendirme. Cumhuriyet İlahiyat Dergisi. 2018; 22(2): 807-831.
IEEE R. Çetin , "Hüseyin Kâzım Kadri’nin Yeni İlm-i Kelâm Karşıtı Söylemi Üzerine Bir Değerlendirme", Cumhuriyet İlahiyat Dergisi, c. 22, sayı. 2, ss. 807-831, Ara. 2018, doi:10.18505/cuid.459541