Hiperprolaktinemisi olan hastalarda bromokriptin tedavisinin depresyon ve yaşam kalitesi üzerine etkisi

Hiperprolaktinemisi olan hastalarda ruhsal belirtilere sıklıkla rastlanmaktadır. Bu çalışmada bromokriptin tedavisinin, hiperprolaktinemisi olan hastalarda depresyon ve yaşam kalitesi üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji polikliniğine başvuran ve hiperprolaktinemisi olan 16 kadın hasta, diğer sistemik hastalıklar dışlandıktan sonra çalışmaya dahil edilmiştir. Bromokriptin dozları hastaların kan prolaktin düzeyleri 20 ng/dl'nin altında olacak şekilde ayarlanmıştır. Tedavinin başlangıcında hastalara Beck Depresyon Ölçeği, SCL-90-R Belini Tarama Ölçeği ve SF-36 Yaşam Kalitesi ölçeği verilmiştir ve serum prolaktin düzeyleri normal sınırlara indikten 2 ay sonra ölçekler tekrar uygulanmıştır. Hastalara verilen ölçeklerin sonuçlarına göre, başlangıçta hafıf-orta şiddette depresyonu gösteren Beck Depresyon Ölçeği puanlarında tedavi ile istatistiksel olarak anlamlı bir azalma saptanmıştır (p=0.0006). Ayrıca, bu azalma serum prolaktin düzey-lerindeki azalma ile korele bulunmuştur (r=0.43, p=0.04). SCL-90-R Belirti Tarama Ölçeği ve SF-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği puanlarında ise tedavi ile istatistiksel olarak anlamlı bir azalma bulunmamıştır. Hiperprolaktinemisi olan hastaların depresif belirtilerinin düzeyinde bromokriptin tedavisi ile anlamlı azalmalar olduğunu bildiren çalışmalar mevcuttur. Bizim çalışmamızda da bu çalışmalara benzer bir sonuç elde edilmiştir.

Effect of Bromocriptine treatment on depression and quality of life in Hyperprolactinemic patients

Mental symptoms are frequently seen in hyperprolactinemic patients. The aim of this study is to investigate the effects of bromocriptine treatment on depression and quality of life in patients with hyperprolactinemia. Sixteen female hyperprolactinemic patients who applied to the endocrinology department of Marmara University Medical School has been included into the study after the other systemic diseases have been excluded. The bromocriptine doses of the patients have been adjusted in a way that the blood levels ofprolactine was kept below 20 ng/dl. At the beginning of the study the patients were asked to complete Beck Depression Scale, SCL-90-R Symptom Check List and SF-36 Quality of Lif e Inventory. The scales have been reapplied two months after the blood prolactin levels decreased to normal levels. A statistically significant decrease in the scores of the Beck Depression Scale has been determined with bromocriptine treatment which showed mild to moderate depression initially (p=0.0006). This decrease has also been found to be correlated with the reduction of serum prolactin levels (r=0.43, p=0.04). No statistically significant decrease has been found with treatment according to the scores ofSCL-90-R Symptom Check List and SF-36 Quality of Life Inventory. There are some studies notifying that bromocriptine treatment siginificantly decreases the severity of the depressive symptoms ofhyperprolactmemic patients. The results of our study were in line with these studies.

Kaynak Göster

  • ISSN: 1302-0099
  • Yayın Aralığı: Yılda 4 Sayı
  • Başlangıç: 1998

6.8b 4.4b