Makaleler     Dergiler     Kitaplar    

Türkiye Adalet Akademisi Dergisi

Yıl 2011 , Cilt 1 , Sayı 7

Makale özeti ve diğer detaylar.

Makale özeti
Başlık :

şüphelinin susma hakkının güvenilir kişiye başvurulması yöntemiyle ihlaline alman yargıtayı kararları işığında kısa bir bakış

Yazarlar :
Yazar kurumları :
Almanya Heinrich-Heine-Üniversitesi1
Görüntülenme :
234
DOI :
Özet Türkçe :

Soruşturma evresinde kendini hukuk pratiğinde gösteren önemli sorunların arasında, şüphelinin susma hakkının hangi hallerde soruşturma organlarının başvurduğu yöntemlerle çiğnenebileceği sorusu da gelmektedir. Keza şüphelinin susma hakkı ile soruşturma organlarının işlenen suçu aydınlatmak için ellerinde olan soruşturma yöntemleri (kanunda düzenlenmiş olan ya da pratikte uygulanan), farklı amaçlara hizmet etmektedir. Kanunda susma hakkıyla şüpheliye, kendisini yürütülen soruşturma kapsamında zor durumda bırakmama, soruşturma organlarına kendi aleyhine delil elde etme yardımında bulunmama hakkı ve ifade verme özgürlüğü tanınırken, soruşturma organlarına işlenen suçu aydınlatma ödevi yüklenmiştir. Bu haliyle şüphelinin susma hakkının, soruşturma evresinde başvurulan soruşturma yöntemleriyle ihlal edilebileceği açıktır. Çünkü şüphelinin susma hakkını kullanması, soruşturma konusu suçun aydınlatılmasını geciktirici bir faktör olabilir. Şüphelinin ifade verip vermemede özgür olmasına, ifade vermeye zorlanmasının hukuk devletine aykırı olmasına rağmen, soruşturma organlarının öyle ya da böyle şüpheliyi ifade vermeye yönlendirmede (zorlamada) ısrarcı olmasının sebebini, şüphelinin ifadesinin, hâkimin karar vermesinde en etkili delil araçlarından biri olması oluşturmaktadır. Öyle ki davaya bakan hâkim, kararını sadece şüphelinin yapmış olduğu itirafa göre bile verebilir1. Şüphelinin susma hakkının ihlali kapsamında bahsini ettiğimiz yöntemler arasında, şüphelinin polis tarafından planlanmış, polise yardımcı olan güvenilir kişiyle yaptığı özel görüşmelerin polis tarafindan dinlenmesi de gelmektedir. Soruşturma aşamasında güvenilir kişi kullanımı Alman Ceza Usul Hukukunda açık bir şekilde düzenlenmiş olmamakla birlikte, pratikte başvurulan yöntemlerden biridir. Çalışmamızın konusu, bu yönteme başvurulmasının yasal olup olmadığı tartışmasından öte, bu yöntemin sınırları ve güvenilir kişiye başvurulmasının hangi hallerde susma hakkının ihlalini teşkil edebileceği oluşturacaktır. Bu çalışmada öncelikle, şüpheli kavramıyla, şüphelinin ifade verme özgürlüğü konularına değinilerek, Alman Yargıtayı`nın (BGH`nın yani Bundesgerichtshof`)2 güvenilir kişi kullanımına ve bunun sonucu ortaya çıkabilecek susma hakkı ihlallerine dair tutumu, BGH`nın somut bir olaya dair vermiş olduğu kararların ışığı altında ele alınacaktır. BGH`nın pozisyonuna karşı literatürde sergilenen tutum da ana başlıklarıyla çalışmamızın konusunu oluşturacak; son olarak tartışmalara dair düşüncemiz eleştirel bir şekilde sunulmaya çalışılacaktır. Ayrıca, BGH tarafından geliştirilmiş olan itiraz çözümünün, şüphelinin susma hakkının ihlali neticesinde elde edilen delillerin değerlendirilebilmesindeki etkisine değinilecektir.

Özet İngilizce :

Ein wichtiges Problem, das sich in der juristischen Praxis zeigt, ist auch die Frage, inwiefern das Schweigerecht des Beschuldigten durch die von Ermittlungsorganen verwendeten Methoden verletzt werden kann. Immerhin dienen das Schweigerecht des Beschuldigten und die Methoden von Ermittlungsorganen (im Gesetzt geregelten oder in der Praxis verwendeten Methoden), die für Aufklärung der begangenen Straftaten eingesetzt werden, verschiedenen Zwecken. Während mit Schweigerecht dem Beschuldigten das Recht eingeräumt wird, sich selbt nicht zu belasten, den Ermittlungsorganen bei der gegen ihn gerichteten Ermittlung nicht helfen zu müssen und frei auszusagen, wird den Ermittlungsorganen die Aufgabe erteilt, die begangenen Straftaten aufzuklären. Daher ist es möglich, dass das Schweigerecht des Beschuldigten durch die Methoden von Ermittlungsorganen verletzt wird. Denn die Nutzung des Schweigerechts kann unter Umständen zur Verzögerung der Aufklärung der ermittelnden Straftat führen. Weshalb die Ermittlungsorgane auf der Aussage des Beschuldigten bestehen, obwohl der Beschuldigte nicht zur Aussage gezwungen werden kann, liegt darin, dass seine Aussage bei der Entscheidung des Gerichts eine entscheidende Rolle spielen kann. Das Gericht kann sogar sein Urteil allein nach dem Geständnis des Beschuldigten fällen3. Die Abhörung des Gesprächs zwischen dem Beschuldigten und der Vertrauensperson, das duch Polizei arrangiert wurde, kann unter Umständen auch zum Verstoß gegen Schweigerecht des Beschuldigten führen. Obwohl der Einsatz der Vertrauensperson beim Ermittlungsverfahren gesetzlich nicht geregelt ist, wird in der Praxis auf die Hilfe der Vertrauenspersonen nicht verzichtet. Den Schwerpunkt unserer Arbeit wird aber nicht die Frage bilden, ob der Einsatz der Vertrauensperson zum Zweck der Aufklärung der Straftaten erlaubt ist, sondern nur die Frage, unter welchen Umständen die Verwendung der durch die Einschaltung der Vertrauensperson gewonnenen Daten einen Verstoß gegen das Schweigerecht des Beschuldigten darstellen kann. Mit dieser Arbeit wird zuerst auf den Begriff "Beschuldigter" und die Aussagefreiheit des Beschuldigten eingegangen. Daraufhin werden die Positionen des BGH über den Verstoß des Schweigerechts durch die Verwendung der Vertrauensperson unter Berücksichtigung der verschiedenen BGH`s Entscheidungen und die Reaktionen auf diese Entscheidungen in der Literatur thematisiert. Danach wird die Darstellung eigener Meinung über diese Diskussionen erfolgen. Zuletzt wird der Anwendbarkeit der von BGH entwickelten Widerspruchslösung auf die duch Verstoß gegen das Schweigerecht des Beschuldigten erlangten Beweise nachgegangen.

Tam metin (Türkçe) :
Paylaş :
Benzer Makaleler
Yorum Yap
  • Adınız :
  • Güvenlik Kodu :
  • Yorum :