Yıl 2012, Cilt: 1 Sayı : 1 Sayfalar 45 - 54 2012-01-01
The Role of Salt in the Formation of the Anatolian Culture
ANADOLU KÜLTÜR OLUŞUMUNDA TUZUN ROLÜ
Alper GÖLBAŞ,Zeynel BAŞIBÜYÜK
8 261

Salt is not only the sole mineral rock consumed by human beings since time immemorial but it is also an important chemical and industrial substance. Terminologically speaking, it is termed as “halite”. It is transparent and colorless when gathered in pure form while, in nature, its color may vary from gray, yellow, blue, green or orange in nature. Its hardness is 2.5 and the density of 2.168 g/cm3. Salt, available both as liquid and solid in nature, It is obtained from four different sources; seas, rocks, springs and lakes. It has managed to preserve its importance in playing a considerable role in the history of humankind although the time when it first began to be consumed in Anatolia has not been precisely dated. However, there are some scientists who contend that it was among the products used for barter in the obsidian trade, which was practiced in the majority of Anatolia in the Neolithic Period. On the other hand, cuneiform tablets show us that salt trade was practiced in the Hittites Period and the legal rules thereof were determined in the Hittite Period. In later periods: Roman, Byzantine, Seljuk and Ottoman States, this adventure of salt in Anatolia has left traces on the cultural elements as well. There is a large number of proverbs, idioms as well as also the subject of poems and songs about salt.
İnsanoğlunun yediği tek kaya olan tuz, çok eski dönemlerden beri besin maddesi olarak kullanıla gelmekle birlikte, günümüzde aynı zamanda; önemli bir kimya ve sanayi maddesidir. Tuzun mineral adı “halit”tir, saf haldeyken şeffaf-renksiz, doğada bulunuş hali; gri, sarı, mavi, yeşil, turuncu renklerdedir. Sertliği 2.5, özgül ağırlığı 2.168 gr/cm3 dür. Tuz, doğada sıvı ve katı olarak bulunmakta, deniz, kaya, kaynak ve göl olmak üzere dört şekilde çıkartılmaktadır. Tuz İnsanlık tarihinde önemli bir figür olma özelliğini her zaman için korumuştur. Neolitik Dönem’de Anadolu’nun büyük bir bölümünde yapıldığı belirlenen obsidyen ticaretinde takas amacıyla kullanılan ürünler içerisinde bulunduğu bilinmektedir. Yazılı olarak belgelenmiş olan tuz ticaretinin ise Hititler döneminde yapıldığı ve bunun kanun hükümlerine bağlandığı, çivi yazılı tabletlerden anlaşılmaktadır. Daha sonraki dönemlerde Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Devletleri’nde önemli bir ticari meta olan tuzun Anadolu’daki bu serüveni kültürel öğelere de yansımıştır. Tuzla ilgili çok sayıda atasözleri, deyimler olmasının yanı sıra tuz, şiirlere ve şarkı sözlerine de konu olmuştur.

Anahtar Kelimeler

Birincil Dil
Konular
Yayımlanma Tarihi 1 Ocak 2012
Bölüm Makaleler
Yazarlar
Tarihler

Yayımlanma Tarihi : 1 Ocak 2012


Makalenin Yazarları
Alper GÖLBAŞ
Zeynel BAŞIBÜYÜK