Panik bozukluğunda atakların klinik özellikleri: Q yöntemi ile bir çalışma

Amaç: Bu çalışmanın amacı Q yöntemi kullanı-larak panik bozukluğun alttiplerini tanımlamak-tır. Yöntem: Veriler DSM-IV ölçütlerine göre panik bozukluğu tanısı almış 48 hastadan toplan-mıştır. Her hasta son tipik panik atağını gözö-nünde bulundurarak, 19 başlıktan oluşan liste-den seçim ve sıralama yapmıştır. Bulgular: Q analizi sonrası dört grup saptanmıştır: 1) Kardi-yovasküler tip, 2) Gastrointestinal ve vestibüler tip, 3) Solunumsal tip, 4) Bilişsel tip. Gastroin-testinal ve vestibüler tipte ayrıca yüseklikle ilgili (uçak korkusu, asansör korkusu) korkuların var-lığı dikkati çekmiştir. Solunumsal alttipte kadın-ların çoğunlukta olduğu ve daha çok agorafobik belirtiler görüldüğü, ayrıca bilişsel alttipte diğer alttipte yer alan kişilere göre daha yoğun beklen-ti anksiyetesi bulunmuştur. Sonuç: Panik bozuk-luğu tanısı alan kişilerin panik ataklarının, belir-tilerin önceliği açısından farklılık gösterdiğine ilişkin bulgular saptanmıştır. Tanımlanan alttip-lerden bir bölümü bu konuda daha Önce yapılan çalışmalarda da gösterilmiştir. Boğazında dü-ğümlenme, konuşulanları duyup yanıt verememe, zihin bulanıklığı gibi DSM-IV'de bulunmayan belirtilerin sıklıkla bildirilmesi bu konunun daha çok araştırılması gerektiğini düşündürmüştür.

Clinical characteristics of attacks in panic disorder: A study w.th Q methodology

Objective: This study aimed to describe subtypes of panic disorder, using Q methodology. Method: The data were collected from 48 patients who were diagnosed as panic disorder by DSM-IV criteria. Each patient ranked and sorted 19 items considering her/his last typical panic attack. Re-sults: In this study, four subtypes of panic disor-der were determined according to the dominating symptoms in the patients' descriptions: 1) Cardi-ovascular type, 2) Gastrointestinal and vestibular type, 3) Respiratory type, 4) Cognitive type. Conclusion: The majority of patients with acute history were suffering from classical panic at-tacks; the patients with gastrointestinal and vesti-büler symptoms were also suffering from phobias related to heights (flying-phobia, elevator-pho-bia). There were female predominance and more agoraphobic patients in the respiratory group; also more patients were suffering from anticipa-tory anxiety in the cognitive group than other groups :*fhe type of attacks influences the pati-ent's admission style, spontaneous panic attack frequency, the types of phobia. In our group items like "mental confusion", obstruction fe-eling in the throat" and "being unable to res-pond while hearing the talk" which don't exist in DSM-IV were also endorsed by our subjects. The interpretation of the findings suggest the need for more structured studies. In subtyping studies the biological vulnerability factors should be studied in detail in the context of system specificity.

Kaynak Göster