Ultrasonografinin tanımladığı patent prosessus vaginalis ile herni ilişkisi: İkinci basamak çalışma

Amaç: Klinik helirti olmayan kasık tarafında ulltrasonografi (US) ile belirlenen patent prosessus vaginalsin (PPV) klinik anlamı olup olmadığı ve US'nin kontralateral eksplorasyon için kullanılabilirliği araştırıldı. Hastalar ve Yöntem: Aralık 1998-Ocak 2000 tarihleri arasında tek taraflı inguinal herni şikayeti ile kliniğimize getirilen 29 ardışık olgu çalışmaya alındı. Bütün olgulara,deneyimli bir radyolog tarafından bilateral inguinal US incelemesi yapıldı. Olgular, sadece şikayetleri ve klinik bulguları olan taraflarından ameliyat edildiler. Ortalama 11 ay izlenen olgular dokümantasyon öncesi yeniden değerlendirildiler. Bulgular: Olguların yaş ortalaması 20.4 ay (50 gün-4 yıl) olarak bulundu. Klinik olarak herni saptanan kasık tarafından ameliyat edilen 29 olgunun hepsinde US incelemesi ile prosessus vaginalis görülebildi. Prosessus vaginalisin genişliği yedi kasıkta 3.5 mm ile 3.9 mm arasında, diğerlerinde ise 4 mm'nin üzerinde tanımlandı. Karşı taraf inguinal bölge incelenmesinde 10 olguda 2-3.1 mm arasında, sadece bir olguda herni genişliğinde (4.1 mm) açıklık gözlendi. PPV tanımlanan bu II olgunun takiplerinde klinik bulgu veren herni gözlenmedi. Bu sonuçlarla, US ile tanımlanan PPV kriterlerinin, klinik anlamlılığı açısından duyarlılığı % 50, özgüllüğü % 67, pozitif prediktif değeri % 50 ve negatif prediktif değeri % 50 olarak saptandı. Sonuç: Ultrasonografi PPVyi tanımlamak için güvenilir bir tetkik aracıdır. US ile PPV tanımlanmasına rağmen klinik bulgu olmayabilir. US ile kontralateral eksplorasyon negatif cerrahi eksplorasyon sıklığını azaltabilir.
Anahtar Kelimeler:

Ultrasonografi, Fıtık, kasık, Çocuk

The relation between patient processus vaginalis defined by ultrasonography and the clinical hernia: Second step study

Aim: In the present study, the clinical meaning of the patent processus vaginalis (PPV) as defined by ultrasonography (US) at the asymptomatic side, and its validity for the contralateral exploration were studied. Method: From Dec 1998 to Jan 2000, 29 children who had unilateral inguinal, hernia brought to our clinic were included in this study. Bilateral inguinal US was applied to all of them by an experienced radiologist. They undervent operation only at the history and clinically positive sides. They were kept under follow-up for 11 months on average, and before finishing the study they were reassessed. Results: Average age of the patients was 20.4 months (50 days-4 years). In all the 29 patients operated at the symptomatic side, processus vaginalis was determined through US. The patency was measured between 3.5-3.9 mm in seven of these cases, and remaining patients presented patency was above 4 mm. In the opposite groins study, in 10 cases as patent processus vaginalis (range 2-3 mm) and in only one case as inguinal hernia (4.1 mm) were assessed by US. However, during control period in the 11 cases, no clinical hernia was observed. According to these results, in terms of clinical meaning, the sensitivity of the PPV criterion of the US is 50 %, its specificity 67 %, its positive predictive value 50 % and the negative predictive value is 50 %, respectively. Conclusions: US is a reliable technique for the identification of PPV. Although PPV can be observed by US, clinical finding of hernia might not be present. Contralateral exploration with US can reduce negative surgical exploration rate.

Kaynak Göster