Çocuklarda göğüs yaralanmaları

Çalışmanın amacı ünitemizde izlenen ve tedavi edilen göğüs yaralanmalarının özelliklerini belirlemek ve literatürde bulunanlarla ana farklılıklarını saptamak olup bunun için kliniğimize son 15 yılda getirilen göğüs yaralanmalı 120 çocuğa ait kayıtlar geriye dönük olarak incelenmiştir. Çalışma grubundaki tüm göğüs yaralanmalarının % 90.8' i kunt yaralanmadan oluşurken, bunların da % 88.5'i trafik kazası ve yüksekten düşmeye bağlı idi. En sık saptanan lezyonlar; akciğer kontüzyonu (% 29.2) pnömotoraks (% 20) ve hemotoraks (% 9) idi. Göğüs yaralanmasının cerrahi tedavisi çoğunlukla interkostal göğüs tüpü yerleştirilmesi şeklindedir (n=66). Olgularımızın yalnız % 5.8'sinde torakotomi gerekmiştir. % 6.6 olan mortalitenin hemen tüm olgularda eşlik eden yaralanmalara bağlı olduğu gözlenmiştir. Kliniğimize getirilen göğüs yaralanması olgularında, düşük mortalite ve morbidite saptanmıştır. Ağır göğüs yaralanmak olgularının çoğunun hastaneye ulaşmadan kaybedilmesi nedeniyle hastane kayıtlarını temel alan değerlendirmelerin serimizdeki gibi düşük mortalite ve morbidite göstereceğini düşünmekteyiz.

Chest injuries in children

120 children with thoracic trauma were reviewed over a 15-year period. The aim was to evaluate the chest injuries in a developing country and find out the main differences with previous reports in the literature. The patients had mostly blunt thoracic trauma (90.8 %) and traffic-related injuries and falls accounted for 88.5 % of all thoracic injuries among the study group. Pulmonary contusion (CON) was the most common chest injury (29.2 %) followed by Pneumothorax (PN) (20 %). Hemothorax (HE) was less common (9 %). These lesions appeared mostly as a combined injury among our study group. The surgical management of thoracic trauma consisted mainly intercostal chest tube placement (n=66). Thoracotomy incidence was 5.8 %. Among the total trauma admissions and the overall mortality rate of thoracic trauma accounts 6.6 % of patients and is related to associated injuries in majority of children. We think, the dissimilarities between the hospital-based data do not reflect the real incidence and hidden mortality and morbidity behind the childhood thoracic trauma.

Kaynak Göster