Mitolojiden Arındırma Yöntemini Yeniden Düşünmek

Bultmann’ın mitolojiden arındırma yöntemi, Kitabı Mukaddes hermenötiği ile ilgili tarihsel tenkitçi metot olarak bilinir. Ona göre, biz, Yeni Ahit’in asli anlamını, onu ifade edilen konuyla varoluşsal karşılaşma boyutunda okuduğumuz sürece anlayabiliriz. Böylesi bir varoluşsal karşılaşma ise, yalnızca yorumcunun kendi yaşam bağıntısı tarafından yükseltilen bir soru-cevap diyalektiğinde yer alabilir. Burada, varoluşsal karşılaşma evrensel bir kişilik/benlik kavramını öngördüğünden dolayı, soru-cevap diyalektiği kişinin öznelliği noktasında anlaşılır. Bultmann’ın yorum teorisinden farklı olarak, Gadamer’in diyalektik hermenötiğinin linguistik ve tarihsel anlama sınırlarını kaale almasından dolayı, o, soru-cevap mantığını ufukların kaynaşması olarak görmüştür. Bize göre, Bultmann’ın saf varoluşçuluğunu Gadamerci oyun-teorisi ışığında eleştirebilirsek mitostan arındırma kavramını Bultmann’ın epistemolojik metodik aşırılığından kurtaracak ve Bultmann’ın yaptığından daha ontolojik ve diyalojik tarzda anlamaya çalışacağız. Bu açıdan, mitolojiden arındırma yalnızca tarihsel metinler üzerine metodik bir yansıma değil, daha ziyade kendi teknolojik dünyamız ve kendimiz üzerine uygulanması gereken etki tarihinin varlık modudur.

Rethinking the Method of Demythologization

Bultmann’s method of the demythologizing is  known  as the historical-critical method  relating to Biblical hermeneutics. For him, we can  understand the New Testament’s original meaning  as soon as we read it in the existential encounter with the subject expressed by it. Such an existential encounter can only  take place in the dialectic of the question and answer raised by the interpreter’s own life-relation. Here, since the existential encounter presupposes  concept of a universal Selfhood, the  dialectic of question and answer  is understood in point of  person’s subjectivity. Unlike Bultmann’s interpretation-theory, since Gadamer’s dialectical hermeneutics took into account  the linguistical and historical limits of the understanding, he regarded the logic of the question and answer as the fusion of the horizons. To us, if we can criticize Bultmann’s naive existentialism in the light of Gadamerian play-theory, we’ll release the concept of the demythologizing from Bultmann’s epistemological-methodical  excessiveness, and   make to understand it more onthologically and  dialogically than Bultmann did. In this respect, the demythologizing isn’t only a methodical reflection on the historical texts, but rather is the existence mode of the history of effect which should be applicated to our own technological world and ourselves.

Kaynak Göster

Chicago Kuşçu, E . "Mitolojiden Arındırma Yöntemini Yeniden Düşünmek". Milel ve Nihal 1 (2004 ): 127-149