Yoğun bakım ünitelerinde etik karar verme ve hastane etik komiteleri

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve batıda tipik olarak kabul edilen "hasta merkezli karar verme yaklaşımları" potansiyel tanımlanmamış yollarla farklı kültürel yapılardaki hastaların bakım sürecindeki karmaşık durumlar nedeniyle evrensel kabul edilemez. Sağlık bakımında iletişimin doğasının temel belirleyeni katılımcısının bir birey olduğu anlayışıdır. Karar vermenin sosyal çerçevesinin önemi azalmış olmakla beraber Batı biyoetiği bireysel özerkliğe dayalı etik kararlar üzerinde daha fazla durmaktadır. Karar vermede "özerklik paradigması" olarak adlandırılan bu bireyci model ABD'de, diğer ülkelerde daha büyük rol oynayan "sosyal çerçeve paradigmasına" göre egemenlik kazanmıştır. Hasta özerkliği etik kararların merkezine yerleşince ABD'de tıp kurumu, bunu evrensel olarak kabul edilir görmeye başladı. Ancak diğer ülkeler bu yeni paradigma değişimini yaşamamıştı ve dolayısıyla hekim-hasta iletişimi oldukça farklıydı. Böylece, farklı toplumlarda farklı sosyokültürel, hukuk, eğitim ve ekonomik koşulları yansıtan farklı iletişim modelleri geliştirilecektir. Bize göre bu, temel etik ilkelerin evrensel olmadığını göstermez. Türk kültüründe, örneğin, bu ilkelerin ağırlıklandırılması Batı ile aynı değildir. İlkelerin öncelik ve ağırlığı hasta hakları, ailenin istekleri, bir bütün olarak toplumun çıkarları düşünüldüğünde farklılık gösterecektir. Aynı kültür içinde bile bir katı model tüm hastalar ve yakınları için uygun olmayabilir ve hekim tarafından hekimin tecrübesi ölçüsünde esnetilebilir olmalıdır. Etkili hekim-hasta iletişim süreci sadece bilgi vermekten çok daha karmaşıktır. Tıp etiği alanında birçok yazar bu ilkeler söz konusu olduğunda yeni kavramlar formüle etmektedir. "Hekim merkezli" model "hasta merkezli hekim-hasta ilişkisi" ile değiştirilir. "Hasta hakları" terimi "karşılıklı katılım" sürecini içeren bir hasta/hekim/akrabalar arasındaki ilişki türü olarak yerini alır. Dinleme ve aktif katılım sayesinde, hasta ve yakınlarının özerklik kavramının algılanması ve onların sorunlarına yönelik sorumluluk düzeylerini artırmak için hastaya yardımcı olunması şeklinde tutum değişikliği mümkün olabilecektir. Teknolojik gelişme ve çağdaş tıp uygulamaları konusundaki hız ciddi etik sorunlara neden olmuştur. Bu gelişmeler tıbbın değişmez kavramları olarak kabul edilen hayat ve ölümün anlamını da değiştirmiştir. Yaşamın sonunda ahlaki problemlere yol açan yaşamı sürdürme sistemleri ölümün yeni konsepti olarak tanıtıldı. Bazı yazarlar bu teknolojik gelişmelerin yaşamı değil, ölüm sürecini uzattığını iddia ederler. Doğru ya da değil, her hekim bu yüksek teknolojiyi kullanarak bir süre için hastanın ölümünü geciktirebileceğini kabul eder. Aynı kültür içinde bile son dönem bir ölümcül hastalık bağlamında, ömrü uzatan tedavinin kesilmesi ve hekim yardımlı intihar önemli tartışma konularıdır.

Ethical decision-making in ıntensive care units and hospital ethics committees

Patient-centered decision-making, which in the United States and the west is typically considered to be appropriate, may not be universally endorsed, thereby harboring the potential to complicate the care of patients from other cultural backgrounds in potentially unrecognized ways. A primary determinant of the nature of communication in health care is the conception that the participants have of the individual. Western bioethics now focuses more on ethical decisions that are based on individual autonomy, while the social framework of decision-making has diminished in significance. This individualistic model of medical decision-making, the so-called "autonomy paradigm", has achieved dominance in the United States over the "social framework paradigm", which plays a greater role in other countries. In placing patient autonomy at the center of ethical decisions, the medical community in the United States has proceeded as if this were universally appropriate. However, other countries have not experienced this recent paradigm shift, and physician-patient communication is consequently quite different. Thus, different societies have developed different models for communication, reflecting the unique socio-cultural, legal, educational, and economical circumstances. In our view, this does not indicate that the basic ethical principles are not universal. In the Turkish culture, for example, these principles are not at odds with those of the west. We believe that the difference lies in the priority and weight given to each of those principles, like patient rights, wishes of the family and interests of the society as a whole. Even within the same culture, one rigid model may not suit all patients and relatives, and a great degree of flexibility and skill need to be exercised by the practicing physician. Effective physician-patient communication is far more complex than simply giving information. Many authors in the field of Medical Ethics have formulated new concepts when it comes to dealing with those principles. The "physician-centered'' model is replaced with the ''patient-centered physician-patient relationship''. The term "patient rights'' would be replaced with a ''mutual participation'' type of relationship between the patient/physician/relatives. Through listening and active participation, the patient and his relatives would be instructed in a manner to improve their level of responsibility towards their problems and to help the patient perceive the concept of autonomy. The rapidity in technological development and its implications on contemporary medicine have caused serious ethical issues. These developments have changed the meaning of life and death, which were assumed as the unchangeable concepts of medicine. Life-sustaining systems introduced a new concept of death that created moral problems in end-of-life issues. Some of the authors claim that the developments in technology have prolonged the process of death as well as life. Whether it is correct or not, every physician would accept that they could delay a patient's death for some time by using high technology. The withholding of life-prolonging treatment and assisted suicide in the context of a terminal illness remain topics of considerable controversy, even within the same culture.

Kaynakça

7. Civetta JM. Critical care: how should we evaluate our progress? Crit Care Med 1992;20:1714-20.

2. Cert ME. Yoğun Bakım Tıbbında Etik; Tıbbın Gündelik Yaşamında Etik. Çeviri: Nama! A. Istanbul: Nobel Tıp Kitabevleri, 2000:121-6.

3. Odabaşı AB, Buken NO. Informed consent and ethical decision making in the end of life: Hacettepe example. Türkiye Klinikleri Tıp Bilimleri Dergisi J Med Sci 2009;29:1041-54.

4. Buken NO. "Truth-telling information and communication with cancer patients in Turkey". Journal of International Society for the History of Islamic Medicine (JISHIM) 2003;2:31-7.

5. Oğuz NY, Tepe H, Büken NÖ, Kucur D. Biyoetik Terimleri Sözlüğü. 1. Baskı. Ankara: Türk Felsefe Kurumu Yayını, 2005:231-32.

6. Sprung CL. Changing attitudes and practices in foregoing life-sustaining treatments. JAMA 1990;263:2211-5.

7. Cries CJ, Curtis JR, Wall RJ, Engelberg RA. Family member satisfaction with end-of-life decision making in the ICU. Chest 2008;133:704-12.

8. Singer MK, Blackhall LJ. Negotiating cross-cultural issues at the end of life. "You got to Where the lives". JAMA 2001;286:2993-3001.

9. Costin LO. Informed consent, cultural sensitivity, and respect for persons. JAMA 1995;274:844-5.

10. Dalla-Vorgia P, Katsouyanni K, Caronis TN, Touloumi G, Drogari P, Koutselinis A. et al. Attitudes of a mediterranean population to the truth-telling issue. J Med Ethics 1992;18:67-74.

11. El-Ghazali S. Is it wise to tell the truth, the whole truth and nothing but the truth to a cancer petient? Annals of the New York Academy of Sciences 2000;913:97-115.

12. Ghavamzandeh A, Bahar B. Communication with the cancer patient in Iran. Ann NY Acad Sci 2000;913:264.

13. Younge D, Moreau P, EzzatA, Cray A. Communicating with cancer patients in Saudi Arabia. Ann NY Acad Sci 1997;809:309-16.

14. Büken NÖ, Cinaver M, İlgili Ö ve ark. Biyoetik Kurulların OluşturulmasıKılavuz No. 1, UNESCO. Orijinal adı: Establishing Bioethics Committees-Guide No 1, İlk baskısı Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) tarafından yapılmıştır. Türkçe çevirisi, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu 2008.

15. jonsen AR, Siegler M, Winslade W). Clinical Ethics: A Practical Approach to Ethical Desicions in Clinical Medicine. 6th ed. Barnes&Noble.

16. Oguz NY, Miles SH, Buken N, Civaner M. End of life care in Turkey. Camb Q Healthc Ethics 2003; 12:279-84.

17. Buken NO, Arapkirlioglu K. Bioethics committees and examining consent within the patient-physician relationship in Turkey. Medicine and Law 2010;29:403-18.

Kaynak Göster