Türkiye, Avrasya ve Orta Asya halklarının kimlik ve entegrasyon algılarına dair anket çalışması

1980’li yılların sonuna doğru yaşanan gelişmeler, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasına ve birçok yeni devletin bağımsızlıklarını kazanmasını yol açmıştır. Bu devletlerden Azerbaycan, Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan ve Kırgızistan, Türkiye ile tarih, köken, dil ve din bakımından ortak noktalara sahiptir. Bağımsızlık sonrasında bölgede bir entegrasyona dair fikirler telaffuz edilmeye başlanmıştır. Birçok teorisyen, bölgede oluşan boşluk sonrasında dünya siyasetinde Avrasya’nın gelecekte üstleneceği role dair çıkarımlarda bulunmuşlardır. Tüm bu gelişmeler, Avrasya ve Orta Asya’da birçok uluslararası oluşumu da beraberinde getirmiştir. Bu, Avrupa Birliği’ne entegrasyon sürecinden geçen Türkiye için de bir fırsat olarak algılanarak, bağımsızlığını yeni kazanmış Türk Cumhuriyetleri ile ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilerini geliştirmesi beklenmiştir. Türkiye, rasyonel ilişkiler kurabilecek ve gerekli girişimleri yaparak bütünleşme senaryolarını lehine kullanabilecek midir? Diğer taraftan Rusya Federasyonu için, Avrasya bölgesinin ve Orta Asya devletlerinin doğal zenginliklerinden faydalanmak ve bu avantajı diğer küresel güçlere kaptırmamak önemli hedeflerden biridir. Kimilerine göre tek süper güç olarak nitelenen Amerika Birleşik Devletlerinin bölgedeki doğalgaz, petrol ve diğer enerji kaynaklarının kontrolüne yönelik politikalar izlemesi, olası Avrasya Birliği senaryolarını daha da zayıflatmaktadır. Bölge, zamanla küresel güçlerin üzerinde stratejik oyunlar oynadığı bir ‘satranç tahtası’na dönüşmüştür. Avrasya ve özellikle Orta Asya’daki devletler arasındaki güvenlik sorunları ve etnik anlaşmazlıklar da göz önünde bulundurulduğunda, olası bir bütünleşmenin gerçekleşmesi giderek daha da zorlaşmaktadır. Bütün bu olgular çerçevesinde bölgenin gelecekte nasıl şekilleneceği ile ilgili analizler önem arz etmektedir.

A survey study on the perception of Turkey Eurasian and central asian peoples identity and integration

The developments in international politics towards the end of 1980’s, finally lead to the dissolution of the Union of Soviet Socialist Republics (USSR) in 1991 and as a consequence, new independent states have emerged in Eurasia. Among these states, Azerbaijan, Kazakhstan, Uzbekistan, Turkmenistan and Kyrgyzstan had common historical, ethnic, religious and linguistic ties with Turkey. After gaining independence, ideas on regional integration has been started to be discussed. Many doctrinaires developed arguments on the more effective role of Eurasia countries on regional and world politics and concluded that the authority gap would be filled by these states. These new political movements and existence of new states also lead to the foundation of new International Organizations in Eurasia and Central Asia. On the other hand, for Turkey who is on the way through the integration process to European Union, these developments have been considered as new opportunities. Based on the historical and geographical ties of Turkey with the region, the country was expected to develop economical, political and cultural relations with new independent Turkic republics. Could Turkey benefit from this new status, set up rational relations and take political actions for the realization of integration scenarios with these new states? On the other hand, it is crucial for Russian Federation to take advantage of the entire natural resources of Eurasian and Central Asian countries, and not to lose this favourable position against the other global powers. USA, who is considered as the only super power according to some perspectives, also adopts a policy for controlling all natural gas reserves, petroleum and energy sources in the region, and this policy is implicitly weakening the possible Eurasia Union scenarios. In the course of time, the region has become like a “chess board”, on which the global powers play strategy games. Considering the security problems and the ethnic conflicts between the Eurasia states and especially the Central Asian states, it can be said that any possible integration in the region is becoming more difficult day by day. Therefore, the analyses regarding how the region will be reshaped have a great importance.

Kaynakça

Can, Melih. “Türkiye’nin AB Sürecinde B Planı Var mı?”, Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakanlığı, 2004. http://www.abgs.gov.tr/index. php?p=34481&1=1, Erişim Tarihi: 20.06.2012.

Karasar, Niyazi. Bilimsel Araştırma Yöntemleri, 3A Araştırma Eğitim ve Danışmanlık, 5. basım, Ankara, 1994.

Kongar, Emre. 21. Yüzyılda Türkiye, 2002’li Yıllarda Türkiye’nin Toplumsal Yapısı, Remzi Kitabevi, 6. basım, İstanbul, 1998.

Özel, Merve Suna ve Mustafa Aytekin. “Avrasya’da Yeni Bir Güç Mü?”, 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, 2011. http://www.21yyte.org/ tr/yazi6355-Avrasyada_Yeni_Bir_Guc_mu.html, Erişim Tarihi: 20.06.2012.

Şanlı, Bahar. “Ekonomik Entegrasyon Teorisi Çerçevesinde Avrasya Birliği’nin Olabirliği”, Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, C. 22, S. 1, 2008, s. 26.

Yavuz, Celalettin. “Avrasya’da Enerji Eksenli Bitmeyen Büyük Oyun”, Enerji 2023 Derneği, http://www.enerji2023.org/index. php?option=com_content&view=article&id=104avrasyada-enerj-eksenl- btmeyen-qbueyuekoyunq1&catid=15:stratej&Itemid=253, Erişim Tarihi: 20.06.2012.

Yazıcı, Erdinç. “Yirmi birinci Yüzyılın Başında Avrasya ve Türkiye’nin Avrasya Vizyonu”, Kamu-İş İş Hukuku ve İktisat Dergisi, C. 7, S. 2, 2003, s. 2-3. https://www.surveymonkey.com/s/V669T3J, Erişim Tarihi: 20.05.2012.

Kaynak Göster