Makaleler     Dergiler     Kitaplar    

Sûfî Araştırmaları-Sufi Studies

Yıl 2012 , Cilt 3 , Sayı 5

Makale özeti ve diğer detaylar.

Makale özeti
Başlık :

Sâkib dede’nin şiirlerinde mevlânâ ve mevleviyye vurgusu

Yazarlar :
Yazar kurumları :
Erciyes Üniversitesi1
Görüntülenme :
161
DOI :
Özet Türkçe :

Türk tasavvuf ve edebiyat tarihinde daha çok, Mevlevîlik geleneği dâiresinde bulunan şeyh ve dedelerin, kültür ve sanat adamlarının biyografilerini ele alan Sefîne-yi Nefîse-yi Mevleviyân adlı eseriyle tanınan Sâkıb Mustafa Dede aynı zamanda mürettep dîvân sâhibi bir şâirdir. Muhtevâsında 30’un üzerinde kasîde ve 160’ın üzerinde gazelin yanında musammat, kıt’a gibi şekillerde şiirlerin bulunduğu Sâkıb Dede Dîvânı’nda tüm şiirlere karakterini veren yegâne ortak tema Mevlânâ ve Mevlevîlik’tir. Sâkıb Dede’nin şiirleri genel olarak sûfiyâne tarzda olsa da, bazı münferit şiirlere ve beyit bazında pek çok şiire özellikle Mevlânâ, tarîkat silsilesinin bazı şeyhleri, mûsıkîsi, kisvesi ve ritüelleriyle Mevleviyye usûl, âdâb ve erkânı ciddî bir şekilde damgasını vurmuştur.

Kadızâdeliler–Sivasîler tartışması 17. yüzyıl Osmanlı dinî, tasavvufî, ilmî, kültürel ve sosyal hayatına damgasını vurmuştur. Selefiyye–sûfiyye çatışmasının yeniden alevlenmesi anlamına gelen bu tartışmanın sûfî tarafını Halvetîler temsîl ediyor gibi görünse de, Mevlevîlik çevrelerinden İsmâ‘il Rusûhî-yi Ankaravî gibi, diğer tarîkatlardan kalem ve kelâm ehli sûfîler de bu tartışmaya girmişlerdir. Edebiyatta medrese–tekke, vâiz/zâhid–rind/sûfî ikilemleriyle kendini gösteren tartışma sûfî şâirlerin şiirlerinde de açık bir şekilde görülmektedir. 

Bu çalışmada, Sâkıb Dede’nin, Dîvân’ında yer alan şiirlerinden hareketle Mevlânâ ve Mevleviyye üzerine hususî vurgulaması ile bu vurgulamanın aslında Kadızâdeli zihniyetindeki medrese ehli, vâiz ve zâhidlere karşı bir Mevleviyye müdâfaası mâhiyetinde olduğu üzerinde durulacaktır.

Özet İngilizce :

Sakıb Mustafa Dede mostly known for his work called as Sefine-yi Nefise-yi Mevleviyan dealing with the biographies of the sheik and dedes who were in the circle of Mevleviyeh tradition and men interested in culture and art in the history of Turkish Sufism and literature, is also a poet having reorganised divan. The only common theme characterizing all of the poems in the Divan of Sakıb Dede that includes qasidah more than 30 and gazelle more than 160 as well as poems in type of musammat (a kind of divan poetry) and quatrain, is Mevlana and Mevleviyeh. Although the poems of Sakıb Dede are generally in the sufistic style, especially Mevlana, some sheikhs, music, guise and rituals of the chain of religion have seriously left their mark on some of the individual poems and many poems on the basis of couplets, together with the method, rules and conventions of Mevleviyeh.

The discussion of Kadızadeliler–Sivasiler left its mark on the religious, mystical, scientific, cultural and social life of Ottoman in 17th century. Although the sufi side of this discussion, meaning to restart the conflict of salafism-sufism, seemed like to be represented by Halvetiler, the sufis who were theologians and men of letters from other religious orders joined the fray such as İsmail Rusuhiyi Ankaravi in the field of Mevleviyeh. The discussion showing itself with the dilemmas of madrasadervish lodge, preacher/zahid (dedicated to Allah)-rebelling, is also clearly seen in the poems of sufi poets.

It will be emphasized on this study that; with reference to his poems in Divan, the special emphasis of Sakıb Dede on Mevlana and Mevleviyeh and this emphasis is actually defense of Mevleviyeh against the people who were of the opinion of Kadızadeli such as people of madrasa, preacher and zahid.

Paylaş :
Benzer Makaleler
Yorum Yap
  • Adınız :
  • Güvenlik Kodu :
  • Yorum :