Makaleler     Dergiler     Kitaplar    

OTAM (Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi)

Yıl 2013 , Cilt , Sayı 33

Makale özeti ve diğer detaylar.

Makale özeti
Başlık :

Bulgaristan emareti’nin krallığa iki büyük mirası: ‘veteriner teşkilatı’ ve ‘at yetiştiriciliği ile islahı’

Yazarlar :
Yazar kurumları :
Akdeniz Üniversitesi1
Görüntülenme :
111
DOI :
Özet Türkçe :

Bulgaristan’ın gerek 1878-1908 yılları arası Osmanlı’ya nisbi bağlarının olduğu ‘Emaret’ döneminde ve gerek 1908 sonrası ‘Kraliyet’ döneminde baytari teskilatlanma ile hayvan yetistiriciliği ve ıslahı konularında hızlı bir ilerleme kaydetmis olduğu bilinmektedir. Sosyal ve coğrafi açıdan Türkiye ile büyük benzerlik gösteren bu memlekette Türkiye’dekine kıyasla baytar teskilatının ve yetistiriciliğin çok kısa bir zaman diliminde büyük bir ilerleme kaydetmesi incelenmeye değer bir gelisim sürecidir. Bulgaristan’da hayvancılığın bu iki yönü; yetistiricilik ve hıfzısıhha alanlarında kaydedilen ilerleme, Osmanlı’da geleneksel baytarlık anlayısından ilmi ve modern bir veteriner tababet eğitimi ve teskilatına geçisteki tarihsel süreçle paraleldir. Bununla birlikte Bulgarlar bu gelisimsel süreci Osmanlı örneğinden çok önce tamamlamıslardır. Avrupa’da XVIII. asırdan itibaren veterinerlik ve yetistiricilik alanlarında kaydedilen gelismelerin dikkatle takip edilmesinin, yasanan süreçteki rolü yadsınamaz. Bulgaristan, bir yandan olusturmaya çalıstığı yeni Avrupalı kimliğine uygun Batılı modern kurumlar teskil etmeye çalısırken bir yandan bu Avrupalı kurumlarını, hara teskilatında olduğu üzere, Sark’ın zengin kaynakları ile beslemekten geri kalmamıstır. Bulgaristan atlarının esasını teskil eden Rumeli ırkı, hem Emaret döneminde hem de Krallık döneminde esas yurdu Osmanlı Asyası’nın Suriye, Irak gibi özel bölgeleri olan Arap damızlıklarının kanı ile beslenmis ve ıslah edilmistir.

Anahtar kelimeler :
Özet İngilizce :

It is well known that Bulgaria has advanced quickly in the fields of veterinerian organisation, livestock raising and breeding both in the 1878-1908 ‘Chieftainship’ period, when Bulgaria had partial ties with the Ottoman Empire and in the post 1908 ‘Kingdom’ period. Bulgaria, although very similar to Turkey in terms of society and geography, has recorded a significant improvement in veterinarian organisation and livestock raising, in a shorter period. Therefore, this development process is worthwhile to study. These two dimensions of animal husbandry in Bulgaria; the improvements in raising and sanitation fields, is parallel to the historic process of the transition from the traditional veterinary roles in Ottoman Empire to the modern and scientific veterinary educations and institutions. However, Bulgarians completed this transitional period much before the Ottoman example. The importance of following the developments in the fields of veterinary organisation and livestock raising in Europe in the post XVIII. Century can’t be denied in this process. Bulgaria while trying to constitute modern Westernized institutions in accordance with the Western identity, which is trying to be established, kept feeding these intitutions with rich resources of the East, as in the example of stud farm organisations. The Rumelian (Balkan) breed that constitutes the basis of Bulgarian horses both in the Chieftainship and Kingdom periods were fed and bred by the blood of Arabian broodstocks, whose main lands were Ottoman Syria and Iraq.

Anahtar kelimeler :
Tam metin (Türkçe) :
Paylaş :
Benzer Makaleler
Yorum Yap
  • Adınız :
  • Güvenlik Kodu :
  • Yorum :