Cilt: 2 Sayı : 2
d
POZİTİVİZMİN EPİSTEMOLOJİK TEMELİ VE AVRUPAMERKEZCİ SOSYOLOJİK BİLGİNİN SINIRLARI
Uğur Berk KALELİOĞLU

1.4K 129

Öz 19 ncu yüzyıl Fransız doğa bilimci ve filozof Auguste Comte tarafından sistemleştirilen pozitivizm veya olguculuk, kökleri Platon’a dayanan, bilgiyi gözlem ve deney ile kısırlaştıran bir yapı ihtiva etmektedir. Descartes’in kurguladığı beden-zihin düalizmi ve Kartezyen gelenek adı verilen ikici ve nedensel bir metodoloji, Batılı bilgi ve bilim anlayışının temelini oluşturmuştur. Bacon da insanoğlunun doğayı anlaması ve ona hükmetmesinin yalnızca doğayı gözlemleyerek ve deney yaparak gerçekleşebileceği fikri ile Descartesci bilim anlayışının ampirik zeminini vücuda getirmiştir. Comte tarafından sosyal bilimlere ikame edilen bu metodoloji, kesin olarak gözlemlenebilecek olan bilginin, fonksiyonel olmayan felsefi, metafiziki ve spekülatif bilgi karşısında bir zaferi olarak görülerek, sosyolojik bilginin yalnızca Batı[1] toplumlarının pozitif tetkiki ve bilahare bu bilginin evrenselleştirilmesi ile edinilebileceği yönünde yanlış ve paradoksal bir mantığı doğurmuştur. Bu çalışmanın amacı, bilgi-bilimsel alanda oluşturulan bu suni hiyerarşi ve epistemik anlayışın, Batı’nın doğa bilimlerin yanında sosyal bilimlerde de öncü olma isteğine dayanan politik bir gaye içerdiğini ortaya koymak ve 19 ncu yüzyıl ideolojisi olan pozitivizmin Avrupa dışı sosyolojik muhayyilenin kurgusunda ortaya çıkardığı yetersizlikleri belirtmektir. Araştırma, ikinci el kaynaklara dayalı kuramsal (teorik) araştırmadır. [1] Makalede belirtilen “Batı” bir coğrafi terim değil, Batı Medeniyeti’ne tabi milletlerdir. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Rusya ve Avusturalya coğrafi olarak farklı kıtalarda yer almakta fakat tümü Batı Medeniyeti’ne mensup bulunmaktadır. Dolayısıyla Batı kavramı büyük bir bölümünü iktisadi ilişkilerin oluşturduğu, siyasi, sosyal, kültürel, vb. değerler sistemi bütünüdür.
Anahtar Kelimeler: pozitivizm, epistemoloji, Avrupamerkezci bilgi

Kaynakça

Adorno, T. W., & ADEY, G. (1976). The positivist dispute in German sociology (p. 128). London: Heinemann.