Makaleler     Dergiler     Kitaplar    

EKEV Akademi Dergisi

Yıl 2007 , Cilt , Sayı 31

Makale özeti ve diğer detaylar.

Makale özeti
Başlık :

The concept of sovereignty and the posıtıon of the ‘ulama in both constitutions of iran (1906 and 1979)

Yazar kurumları :
Marmara Üniversitesi1
Görüntülenme :
181
DOI :
Özet Türkçe :

Iran is one of the few countries in the world to have had two major popular twentieth-century revolutions that succeeded in changing the form of government -the revolution of 1905-11 and that of 1978-9. While there is no doubt that the Islamic revolution in 1978-9 provided a thoroughgoing overthrow of the old political, social, and ideological order, the constitutional revolution of 1905-11 initiated the process of the erection of the power of the ‘ulamâ, changing their status from that of the main leaders of society as representative of the people to that of their new level of being only one of the leaders in society. The Constitutional Revolution also changed the conceptions of authority and sovereignty alongside the changes in the power of the ‘ulamâ. On the other hand, the Islamic Revolution is unique in the annals of modern history in that it brought to power not a new social group equipped with political parties and secular ideologies, but a traditional clergy with mosque pulpits and claiming the divine right to supervise all temporal authorities, even the country’s highest elected representatives, thus not taking into consideration the sovereignty of the people.

Özet İngilizce :

İran yirminci yüzyılda iki büyük devrim yaşamıştır. Birincisi 1905-11 Meşrûtiyet hareketi, ikincisi ise 1978-79 İslâm devrimi. İslâm devrimi, eski siyasî, sosyal ve ideolojik düzenin tamamıyla değişmesini temin ederken, Meşrûtiyet hareketi toplumun yegâne liderleri olan Şiî ulemayı halkın temsilcilerinden birisi konumuna indirgeyerek, onların geleneksel gücünü zedelemiştir. Meşrûtiyet hareketi, ulemanın gücündeki değişikliğin yanısıra, geleneksel hâkimiyet ve otorite anlayışlarında da önemli açılımlara zemin hazırlamıştır. Diğer taraftan İslâm devrimi, siyaset sahnesine yeni siyasî partiler ve seküler ideolojilerle mücehhez bir sınıfı değil, halkın temsil gücünü hiçe sayıp görünüşte onların irâdesinin temsil edildiği meclise hükmeden ulema sınıfını iktidara taşımıştır. Bu makalede ulemanın her iki devrimdeki rolü ve ulemanın gücünde meydana gelen değişiklikler mukayeseli olarak ele alınmıştır.

Anahtar kelimeler :
Paylaş :
Benzer Makaleler
Yorum Yap
  • Adınız :
  • Güvenlik Kodu :
  • Yorum :