Makaleler     Dergiler     Kitaplar    

Boğaziçi Journal: Review of Social, Economic and Administrative Studies

Yıl 2011 , Cilt 25 , Sayı 2

Makale özeti ve diğer detaylar.

Makale özeti
Başlık :

A new sector in turkish foreign policy: mediation

Yazar kurumları :
University of Nottingham1
Görüntülenme :
170
DOI :
Özet Türkçe :

Recently, Turkish policy-makers defined Turkey as a 'natural born mediator' and called Turkey's engagement in good offices and mediation part of a new vision in Turkish foreign policy. This was also characterized by the media as a 'new sector' in Turkish foreign policy. Although Turkey's new role was subject to extensive public and media debate, academic literature did not cover it adequately, rather using it as further evidence for their diverse theoretical frameworks. This paper attempts to open up a debate on Turkey's newly adopted role as a mediator and analyzes it from a rational choice institutionalist point of view. It concludes that the EU conditionality has been an instrumental but not a driving factor in Turkey's newly adopted role. It has been used by governments since 1987, as the timeline of this paper indicates, as a way to demonstrate Turkey's adherence to the policy of good neighborly relations and the peaceful settlement of disputes. Even after the EU suspended negotiations, Turkey's active involvement in good offices and mediation missions did not diminish nor did its reduced credibility result in the reversal of the process.

Özet İngilizce :

Son zamanlarda, Türkiye'de siyasi karar alıcılar, Türkiye'yi 'doğuştan arabulucu' olarak tanımladılar ve Türkiye'nin arabulucuk ve iyi niyet misyonlarını geniş bir vizyonun bir parçası olarak ilan ettiler. Bu aynı zamanda medyada da Türk dış politikasında 'yeni bir sektör' olarak kabul gördü. Türkiye'nin bu yeni arabuluculuk ve iyi niyet misyonları kamuoyu ve medya tartışmalarına konu olmasına rağmen, akademik literatürde hak ettiği yeri alamadı ve daha ziyade farklı kuramsal çerçeveler için kanıt olarak kullanıldı. Bu makale Türkiye'nin yeni arabuluculuk girişimleri üzerine bir tartışma açarken bu çabaları rasyonel tercih kurumsalcılığı bakış açısı ile analiz eder. Sonuç olarak bu makale Avrupa Birliği'nin siyasi koşulluluğunun, Türkiye'nin yeni edinilen rolünde araç olarak kullanıldığını, ama itici bir faktör olmadığını savunur. AB koşullaması, analiz edilen sürede görüldüğü gibi, Türkiye'nin iyi komşuluk ilişkileri ve sorunların barışçıl yollardan çözümüne bağlılığını kanıtlamak için 1987 yılından bu yana hükümetler tarafından kullanılır olmuştur. Müzakerelerin askıya alınması dahi, Türkiye'nin arabuluculuk ve iyi niyet misyonlarına aktif katılımını azaltmamış, AB'ye olan güvenilirliğin azalması da sürecin tersine dönmesi sonucunu vermemiştir.

Tam metin (Türkçe) :
Paylaş :
Benzer Makaleler
Yorum Yap
  • Adınız :
  • Güvenlik Kodu :
  • Yorum :