Dinsel Şiddet Bağlamında Seta’nın “Almanya’da İslamofobi 2015” Raporunun Değerlendirilmesi

Öz Bugün özellikle Batı Avrupa’daki Müslüman varlığını ele alan sosyolojik çalışmaların literatürdeki en orijinal kavramlarından biri “İslamofobi”dir. Bu kavramın bu ülkeler için ortak çağrışımları nitelemesi Batı Avrupa ülkelerinde yaşayan Müslüman nüfusun entegrasyon, din ve kimlik sorunları ile bu sorunların sosyolojik incelemesinin temelde benzer özellikler taşıyor olmasındandır. Gerçekten de bu gün “İslamofobi” kavramının özellikle Batı Avrupa’yla birlikte kullanılıyor olması bu açıdan dikkat çekicidir.Teknik bir kavram olarak oldukça yeni olmasına rağmen araştırmalar, bir tutum olarak İslamofobi’in yüzyıllar öncesine dayandığını göstermektedir. Hatta bazı kaynaklarda İslam dininin ilk yıllarında Müslümanlar hakkında yazılan yazı ve aktarılan görüşlerin bu gün bu kavramla doğrudan ilişkilendirildiği görülmektedir. Sosyo-politik bir olgu olarak İslamofobi’yle ilgili en büyük sorun ise bu olgunun Batılı otoriteler tarafından önemsenmemesi ve sıradan bir ayrımcılık sorunu olarak ele alınmasıdır.Bu çalışma ana hatlarıyla iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde kısaca Avrupa’daki Müslüman nüfusun güncel kimliği ve İslamofobi’nin kısa tarihi ele alınacak ve ardından SETA’nın “European Islamophobia Report 2015” adlı raporunun Almanya’yı ele alan kısmı değerlendirilecektir.

Kaynakça

CANATAN Kadir, “İslamofobi ve Anti‐İslamizm: Kavramsal ve Tarihsel Yaklaşım”, Batı Dünyasında İslamofobi ve Anti‐İslamizm, ed: Kadir Canatan, Özcan Hıdır, Eskiyeni Yayınları, Ankara 2007

ÇELİK Celaleddin, “Almanya’da Türkler: Sürekli Yabancılık, Kültürel Çatışma ve Din”, Milel ve Nihal: inanç, kültür ve mitoloji araştırmaları dergisi, 2008, cilt: V, sayı: 3

YAVUZCAN İsmail H., “Almanya’da İslamofobi”, Batı Dünyasında İslamofobi ve Anti‐İslamizm, ed: Kadir Canatan, Özcan Hıdır, Eskiyeni Yayınları, Ankara 2007