Yıl 2009, Cilt: 49 Sayı : 2 Sayfalar 77 - 89 2009-12-01
Evaluation of the Incidence of Subclinical Endometritis and Results of Intrauterine Treatment in Repeat Breeder Dairy Cows
REPEAT BREEDER İNEKLERDE SUBKLİNİK ENDOMETRİTİS RASTLANTILARININ BELİRLENMESİ VE İNTRAUTERİN SAĞALTIM GİRİŞİMİ
Yaşar ERGÜN,Erol ALAÇAM,Yılmaz AYDIN,Adnan SEYREK
7 261

The aims of this study were to estimate the incidence of subclinical endometritis, effectiveness of biopsy and microbiological analysis for diagnosis and also determination of the effect of intrauterine antibiotic infusion at the 24th hour following insemination upon pregnancy rate in repeat breeder dairy cows. Fourthy eight Holstein-Friesian dairy cows, between 3-9 years of age, were selected into two groups. Twentyfour of these cows were repeated oestrus after 2nd insemination (Group 1) and the second group (Group 2) were composed with the animals repeating oestrus after 3rd insemination. None of the cows was inseminated in the detected oestrus. Two biopsy samples were taken from the 12±1 days following the last oestrus for histopathological evaluation and microbiological analysis. The cows were inseminated during the following oestruses and study groups were randomly divided into two subgroups, each having 12 animals. Antibiotic combination containing 500 mg Oksitetrasiklin + 500 mg Furazolidon + 500 mg Clioquinol + 500 µg Etinilostradiol were infused into the uterus at 24 hour post insemination in one of the subgroups while others left as controls. Pregnancy diagnosis was performed by rectal palpation, following 45th days after insemination. In histopathological examination 12 findings which are determinants of subclinical endometritis were evaluated into four degrees between (-) and (+++). In histopathological evaluation endometrial asynchrony and associated degenerative, hyperplastic, regressive changes were determined in endometrial biopsy samples. The incidence of these pathological events in the first and repeat breeder groups were 100 and 87.50%, respectively. There was no histopathological changes in 6.25% of the cows while 31.25% slight 58.33% moderate and 4.17% severe endometrial changes were observed in the other animals. The microbiological findings were not sufficient to determine the status of subclinical endometritis. The pregnancy rates of Group 1 for the treatment and controls subgroups were 75.00% and 58.30 %, while 75.00% and 41.70% in the second group, respectively. It was concluded that histopathological assessments are useful diagnostic tools for determining subclinical endometritis and degenerative, regressive, hyperplastic changes and associated endometrial asynchrony is a common finding in cows which returned twice or third times. It was suggested that intrauterine infusion at the 24th hour post insemination may be successful method for treatment of repeat breeder cows
Bu çalışmada, tekrarlayan tohumlamalarda gebe kalmayan sütçü ineklerde subklinik endometritislerin tanısında kullanılan uterus biyopsisi ve mikrobiyolojik testlerin etkinliğinin saptanması ve üçüncü veya dördüncü kez tohumlanan ineklere, tohumlamayı izleyen 24. saatte intrauterin antibiyotik uygulamalarının gebe kalma oranına etkisini belirlemek amaçlandı. Çalışmada 3-9 yaşlı, Holstein-Friesian ırkından 48 baş inek kullanıldı. Bunlardan 24 başı postpartum iki tohumlamadan (Grup 1), 24 başı ise üç tohumlamadan sonra gebe kalmayan (Grup 2) hayvanlar arasından seçildi. Her iki gruptaki inekler de çevirdikleri son östrüslerinde tohumlanmayarak, izleyen 121. günde uteruslarından histopatolojik ve mikrobiyolojik incelemeler için iki adet biyopsi örneği alındı. İnekler izleyen östrüslerinde tohumlandı ve gruplar rasgele 12`şer başlık iki alt gruba ayrıldı, birer alt gruba tohumlamayı izleyen 24. saatte intrauterin 500 mg Oksitetrasiklin + 500 mg Furazolidon + 500 mg Clioquinol + 500 g Etinilöstradiol kombinasyonu verildi. Diğer alt gruplar ise kontrol grupları olarak bırakıldı. Gebelik tanısı tohumlamayı izleyen 45. günde rektal palpasyonla yapıldı. Grup 1’de gebe kalma oranı tedavi uygulanan ve uygulanmayanlarda sırasıyla, %75.00 ve %58.30, Grup 2’de ise %75.00 ve %41.70 olarak belirlendi. Histopatolojik değerlendirmelerde birtakım dejeneratif, hiperplastik, regresif değişimlerin eşlik ettiği endometrial asinkroni`yi anlatan 12 bulgu, rastlantı sıklığına göre (-) ile (+++) arasında dört grupta değerlendirildi. Histopatolojik incelemeler sonucunda 1. gruptaki ineklerin %100`ünde, 2. gruptaki ineklerin ise %87.50`sinde, bir takım dejeneratif, hiperplastik regresif değişimlerin eşliğinde, endometrial asinkroni belirlendi. Tüm ineklerde endometriumlarında değişim belirlenenler hafif %31.25, orta %58.33 ve şiddetli %4.17 şeklinde dağılım gösterirken, endometriumlarında değişiklik belirlenmeyenlerin oranı ise %6.25 şeklinde bir dağılım gösterdiği belirlendi. Mikrobiyolojik yoklama sonuçlarının tek başına subklinik endometritis`i değerlendirebilecek yeterlilikte olmadığı anlaşıldı. Sonuç olarak, iki ve üç kez çeviren ineklerde bir takım dejeneratif, hiperplastik regresif değişimlerin eşliğinde, endometrial asinkroni belirlendi. Bu tip sorunlu hayvanlarda tohumlamayı izleyen 24. saatte uygulanan intrauterin antibiyotik sağaltımının gebelik oranlarının yükseltilmesinde faydalı olabileceği kanısına varıldı.

Anahtar Kelimeler

Birincil Dil
Konular
Yayımlanma Tarihi 1 Aralık 2009
Bölüm Araştırma Makalesi
Yazarlar
Tarihler

Yayımlanma Tarihi : 1 Aralık 2009


Makalenin Yazarları
Yaşar ERGÜN
Erol ALAÇAM
Yılmaz AYDIN
Adnan SEYREK