Yıl 2009, Cilt: 12 Sayı : 21 Sayfalar 351 - 367 2009-06-01
Powerless Doublures Of Masculin Politics
ERKEKSİ SİYASETİN ‘ERK’SİZ DUBLÖRLERİ
Yonca ALTINDAL
9 261

Problem statement: In order to gain equal rights with men, women have been struggling for two centuries and to some extent, this struggle has led them to achieve their rights to elect and to be elected in political area. But even if these efforts are accepted as a big profit in the aspect of legal processes, it seems that they couldn't change the structure of the male dominant politics as these efforts couldn't result in positive manner in practice. Purpose: The aim of this work is to show women's place in the political structure in Turkey. In order to do this, firstly the definition of politics and short explanations about the perception of politics until today will be done and after telling shortly about the phenomenon of social gender, how women have been restricted by the dominant structure in political platform will be told. Conclusions: It is quite hard to paint a promising picture of the political structuring of the State of Turkish Republic with respect to either quantity or visibility from 1934, the year when women’s rights were recognized, until today. As it is clearly seen in all of the political parties that are encompassed in patriarchal control, the women problem has forever taken a back seat and the doors of political sphere have been shut against women and the sexist structure has overlooked this problem. The women are still either nonexistent in political sphere because of the social gender roles or struggling to show some existence within the frame of masculine role models. For this reason, unless the patriarchal structure which poignantly makes itself felt in Turkey and perceives the politics as a men’s job is questioned, it doesn’t look realistic to talk about feminization of politics in particularly in Turkey and developments that will make women more visible. Suggestions: Whatever their political views are, the women participating in the active political life should be organized with each other and other civil society institutions in solidarity and they need to primarily prepare and materialize their projects in collaboration that are devoted to the present underrepresentation problem. With their current structure, especially by abolishing the structures that treat women as equivalent to secondary positions in politics such as the “women’s arms” of political parties, which are also preventing women from becoming effective subjects in politics due to failing at producing policies in their name and possessing the appearance of a social club rather than a political structure; the political structure should be injected with the egalitarian, libertarian and solidarity characteristics and thereby, emergence of women as political actors should be provided
Problem Durumu: Erkeklerle eşit haklar elde etmek için iki yüz yıl boyunca mücadele veren kadınların bu çabaları onların siyasal alanda bir ölçüde de olsa seçme ve seçilme haklarını kazanmalarını sağlamıştır. Ancak bütün bu çabalar sonunda kazanılan bu haklar, erkek egemen zihniyetin kalıpları içinde hukuksal düzenlemeler açısından bakıldığında, büyük bir kazanım olarak kabul edilse bile, uygulamada istenilen olumlu sonuçlara ulaşamadığı ve çoğu yerde biçimsel kaldığı gerçeğinden hareket edildiğinde, eril siyasetin yapısının değiştirilmesini gerçekleştiremediği görülmektedir. Araştırmanın amacı: Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki siyasi yapılanma içerisinde kadının görünmezliğini ele almaktır. Bunun için öncelikle siyasetin tanımı ve siyasetin günümüze değin algılanışı konusunda açıklamalar yapılacak ve daha sonra toplumsal cinsiyet olgusu kısaca ele alınarak, kadınların siyasi platformda egemen yapı tarafından nasıl çevrelendiği konusuna yer verilecektir. Sonuçlar: Türkiye Cumhuriyeti Devletinin siyasal yapılanmasında kadın haklarının tanındığı 1934 yılından itibaren günümüze kadar gerek nicelik gerekse görünürlük açısından olumlu bir tablodan bahsetmek oldukça güçtür. Ataerkil denetim tarafından sarmalanmış tüm siyasal partilerde açıkça görüleceği üzere kadın sorunu daima arka plana atılarak siyaset alanı kapılarını kadınlara kapatmış ve cinsiyetçi yapı bu sorunu görmezden gelmiştir. Halen kadınlar önündeki toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklanarak siyaset alanında ya hiç bulunamamakta ya da erkeksi rol kalıpları çerçevesinde var olma mücadelesi vermektedirler. Bu nedenle Türkiye’de etkisini keskin bir şekilde hissettiren ve siyaseti erkek işi olarak algılayan ataerkil yapı sorgulanmadıkça Türkiye özelinde siyasetin kadınsılaşmasından ve kadınları görünür kılacak gelişmelerden bahsetmek kısa vadede gerçekçi gözükmemektedir. Öneriler: Aktif siyasal yaşama katılan kadınların siyasi görüşleri ne olursa olsun, özellikle birbirleriyle ve sivil toplum kuruluşlarıyla dayanışma içinde örgütlenerek, öncelikle var olan eksik temsil sorununa yönelik ortak projelerleri hazırlayarak hayata geçirmeleri gerekmektedir. Bugünkü yapılarıyla kadınların adına siyaset üretmemesi nedeniyle onları siyasette etkin özneler olmaktan alıkoyan ve siyasal bir yapı görünümünden ziyade sosyal bir dernek görünümü çizen özellikle siyasi partilerin kadın kolları yapılanmaların ortadan kaldırılması gereklidir. Çünkü bu yapılar siyasette kadınları ikincil pozisyonlarla eş tutmaktadırlar. Kadınların siyasal aktör olarak var olabilmeleri için siyasetin eril yapısına eşitlikçi, özgürlükçü ve dayanışmacı özellikler kazandırılması gereklidir

Anahtar Kelimeler

Ağduk-Gevrek, M. (2000). Cumhuriyetin asil kızlarından ‘90’ların Türk kızlarına…1990’larda bir “türk kızı”: Tansu Çiller, vatan millet kadınlar, Der. Ayşe Gül Altınay, İstanbul: İletişim Yayınları.
Birincil Dil tr
Konular
Yayımlanma Tarihi 1 Haziran 2009
Bölüm Araştırma Makalesi
Yazarlar
Tarihler

Yayımlanma Tarihi : 1 Haziran 2009


Makalenin Yazarları
Yonca ALTINDAL