Taşköprülü-Zâde’ye Göre Öğretmenlik ve Öğrencilik Ahlakı

Öz ÖzetTeknolojinin baş döndürücü bir şekilde ilerlediği günümüzde ise neredeyse hemen her alanda, yarının bugünden eskitildiği ve tüketildiği, her gün yeni sorunlarla boğuşulduğu hızlı bir değişim süreci yaşamaktadır. Bu sorun alanlarından birisi de hiç kuşkusuz eğitim alanı ve özellikle de öğretmen öğrenci ilişkilerinde gelinen noktadır. Bugün her ne kadar eğitimle ilgili reform ve iyileştirme çalışmaları yapılmaya çalışılsa da nitelik sorunları devam etmektedir. Kimilerine göre bugün, genelde eğitim süreci, özelde ise öğretmen öğrenci ilişkileri, geçmişte olduğu gibi, değerlerin aktarıldığı ve içselleştirildiği varoluşsal bir ilişki biçimi olmaktan çıkmış, zoraki ve menfaate (not, diploma, maaş vb.) dayalı bir ilişki biçimine dönüşmeye başlamıştır. Bu noktada öğrenci ve öğretmenlerin eğitim sürecindeki gerçek gayeleri, rolleri, ilişki biçimleri yeniden sorgulanmak durumundadır. Tartışılan bütün bu konularda bize kılavuzluk sağlayabilecek temel referans noktalarından birisi de elbette ki geleneğimizde bulunmaktadır. Osmanlı ilim geleneği bu konuda zengin örneklere sahiptir. Bunlardan birisi de büyük alim Taşköprülü-zade’dir. Eğitim uygulamalarımızda değer ve maneviyat eksikliğinden şikayet edildiği, öğretmen ve öğrenci rollerinin, niteliklerinin yeniden tartışıldığı şu günlerde, ilim geleneğimizdeki bu şahsiyetleri ve eserlerini bu rolleri, ilişki biçimlerini yeniden hatırlamak, günümüz öğretmen-öğrenci ilişkilerini gözden geçirmemize ve eğitim anlayışlarımızı değiştirmemize katkı sağlayabilir. Bu çerçevede bu makalede Taşköprülü-zâde’nin ilim ve eğitim sürecinde öğretmeni ve öğrenciyi nereye konumlandırdığı, bu konumlandırmada onlara hangi rolleri, görevleri biçtiği, öğretmen ve öğrencinin uyması gereken ilkeler olarak neleri öne çıkardığı ortaya konmaya ve günümüzle mukayeseler yapılmaya çalışılmıştır.Burada özetle, birkaç hususa değinecek olursak, Taşköprülü-zâde, öğretmen ve öğrencinin vazifelerini ayrı ayrı on maddede toplamıştır. O, öğretmeni, bilgisiyle amil, çevresine faydalı, Allah rızası için her daim talebeleri ile meşgul olan, onları evladı gibi görüp, ona belirleyeceği program ile ilmini ve ahlakını geliştirmeye kılavuzluk eden, toplumun sorunlarına duyarlı, üstün ahlak sahibi, dengeli, ahlaklı bir dindar, yerine göre kadılık, müftülük, vaizlik yapabilecek örnek bir kimse olarak görmektedir. Bu süreçte Öğrenci ise, kendine en çok fayda sağlayacak takva ve vera sahibi hocayı seçmesi beklenen, hocasını ana-babasından daha evla bilen, kalbinde ilim aşkı bulunan, maddi çıkar beklemeyen, her daim hocasının rızasını gözeten bir kişi olmalıdır. Literatür analizine dayanan çalışmada, Taşköprülü-zâde’nin kendi eserlerinden, o’nun hakkında yazılan eserlerden ve eğitim bilimi ile ilgili kaynaklardan yararlanılmıştır.According to Taşköprülü-zâde, Teaching and Studentships EthicsNowadays the technology is progressing faster than ever and in almost all areas we are living a process of change enables that tomorrow is made old from today and we have to struggle with new problems every day. Of course one of the problematic areas is the education, especially the relationship between teacher and students. Even though education investments are increased and some concepts like | active learning | , | constructivism | , and “education supported technology” are come to forefront, the problem of quality of education goes on. Because today the process of education generally, the relationship between teacher and students exclusively are no longer an existential form of relationship which the values are transferred and internalized. So it is rather a form of relationship oriented towards benefits. At this point we have to investigate again the true aims of teachers and students, roles of them and the forms of relationship in the process of education. We of course can find the most basic reference points that can guide us in our tradition, especially in the Ottoman. The Ottoman period has rich samples. One of them is Taşköprülü-zade. In these days, some people are complaining about lack of value and spirituality in the education practices. For that reason if we remember again these rolls and forms of relationship in our tradition, we can contribute to review the present relationships between teachers and students and to change our understandings of education. In the context of education ethics, within the framework of Taşköprülü-zâde, we will try to investigate how he approaches to the education, how he gives position to the teacher and student, how he systematizes the relationship between the teacher and student. We’ll also try to understand in this article which principles he gives importance and to compare these principles with present education ethics. In this article based on literature analyze, we will benefit from the books of Taşköprülü-zâde and the works written about him, and the main sources related to the pedagogy. Key words: Taşköprülü-zâde, moral education, relationships between teacher and student.