Osmanlı Hâkimiyetinde Aynoroz Yarımdası’ndaki Kilise ve Manastırlar

Elinizdeki çalışma Selanik Sancağı’na bağlı imtiyazlı bir bölge olan Aynoroz Yarımadası’ndaki manastır ve kilise vakıflarını incelemekte olup, kaynağını tahrir defterleri teşkil etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Osmanlı Devleti’ndeki dini hoşgörüyü gözler önüne sermektir. Osmanlı Devleti’nin fethettiği yerlere adaletle hükmettiği ve İslam dinindeki zımmî hukuka riâyeti bilinen bir gerçekliktir. Başta İstanbul, Kudüs ve Selanik olmak üzere gayrı müslimlerden alınan her yerde bunun uygulamasını görmek mümkündür. Tahrir Defterleri’nin genel olarak manastır ve kilise vakıflarına ait kayıtlar konusundaki suskunluğu dikkate alındığında konunun önemi daha da belirginleşir. Osmanlılar, İslam hukukuna uygun olarak fethettikleri yerlerdeki en büyük mâbedi câmiye tahvil etmişlerdir. Bunun birçok örneğini Selanik şehrinde de görmek mümkündür. Ancak Aynoroz kutsallığını sadece Athos Dağı’nın değil, aynı zamanda Osmanlı himâyesinin gölgesinde muhafaza etmiştir.
Anahtar Kelimeler:

Selanik, Aynoroz, Kilise, Manastır

Churces and Monasteries on Aynoroz Peninsula during the Ottoman Reign

Study in your hands examines the foundation of monasteries and churches in the mount of Athos which is an privileged region in Thessalaniki province and Tahrir books is the main source of it. The aim of this study is to highlight the eyes of religious tolerance in the Ottoman Empire. It is a known reality that ruled with justice to the places where Ottoman Empire conquered and respect to the minority law in İslam. We can see the application of it, conquered everywhere from nonmuslims including İstanbul, Jerusalem and Thessalaniki at the outset. The importance of this issue become more clearly when considering general silence of Tahrir books about the records of the monastery and church foundations. Ottomans were canverted into mosques the largest sanctuary in conquered places, in accordance with İslamic law. It’s also possible to see many examples of it in the Thessaloniki. However, Athos kept its sanctity under the shade not only of mont but also Ottoman protectorate

Kaynakça

NUMARALI MÜHİMME DEFTERİ (972/1564–1565) (1995), C. I, Başkanlığı (BOA), Ankara. ADIYEKE, Nuri (1999)

“Islahat Fermanı Öncesinde Osmanlı

İmparatorluğu’nda Millet Sistemi ve Gayrimüslimlerin Yaşantılarına

Dair”, Osmanlı, C. 4, (Ed. Güler Eren), Yeni Türkiye Yayınları, Ankara, s. 255-261.

AHMED REFİK (1988), Onuncu Asr-ı Hicrî’de İstanbul Hayatı (1495- 1591), İstanbul.

AKGÜNDÜZ, Ahmet (1988), İslâm Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, Ankara.

AKGÜNDÜZ, Ahmet (1990), Osmanlı Kanunnâmeleri ve Hukukî Tahlilleri, C. 1, İstanbul.

AKGÜNDÜZ, Ahmet (1991), Osmanlı Kanunnâmeleri ve Hukukî Tahlilleri, C. 3, İstanbul.

AKGÜNDÜZ, Ahmet (1993), Osmanlı Kanunnâmeleri ve Hukukî Tahlilleri, C. 6, İstanbul.

AKMAN, Mehmet (1996), “Kilise ve Havraların İslâm-Osmanlı Hukuk Tarihindeki Yeri”, İLAM Araştırma Dergisi, C.1, S. 2, s. 133-144.

AKMAN, Mehmet (2002), “Kilise”, DİA, C. 26, Türkiye Diyanet Vakfı, Ankara, s. 16-18.

ALKAN, Mustafa (2009), “Azınlık Vakıfları (Tarihi Arkaplanı, Hukuki Yapısı ve İç Analizi)”, Akademik Dergi, C. 2, S. 4, (Yaz), s. 93-111.

BARKAN, Ömer Lûtfi (1943), XV. ve XVI ıncı Asırlarda Osmanlı İmparatorluğunda Ziraî Ekonominin Hukukî ve Malî Esasları, Kanunlar, I, Burhaneddin Matbaası, İstanbul. BOA TD 167. BOA TD 403.

BOA, HAT, No. 775/36351-B, tt. 29 Zilhicce 1248 (tt. 19 Mayıs 1833).

BOA, HAT, No. 775/36353-A, tt. 29 Zilhicce 1250 (tt. 28 Nisan 1835).

BOA, HAT, No. 776/36409-F, tt. 29 Zilhicce 1250 (tt. 28 Nisan 1835).

BOA, Hatt-ı Hümâyûn (HAT), No.1006/42212-A, tt. 29 Zilhicce 1246 (10 Haziran 1831).

BOSNA-HERSEK İLE İLGİLİ ARŞİV BELGELERİ (1516-1919) (1992), Başkanlığı, Ankara.

BOZKURT, Gülnihal (1996), Alman-İngiliz Belgelerinin ve Siyasî Gelişmelerin Işığı Altında Gayrimüslim Osmanlı Vatandaşlarının Hukukî Durumu (1839-1914), TTK., Ankara.

BULUNUR, K. İlker (2010), “II. Mehmed Tarafından Galatalılara Verilen 1453 Ahidnâmesi ve Buna Yapılan Eklemeler Hakında Yeni Bilgiler”, İÜEFTD, S. 50, İstanbul 2009/2, s. 59-85.

ÇATALCALI ALİ EFENDİ (2014), Açıklamalı Osmanlı Fetvâları: Fetâvâ- yı Ali Efendi, Cild-i Evvel, (H. Necati Demirtaş), İstanbul.

DELİLBAŞI, Melek (1987), “Selânik ve Yanya’da Osmanlı Egemenliğinin Kurulması”, Belleten, C. LI, S. 199, s. 75-101.

DÜZDAĞ, M. Ertuğrul (1998), Şeyhülislâm Ebu’s-Su’ud Efendi’nin Fetvalarına Göre Kanunî Devrinde Osmanlı Hayatı: Fetâvâ-yı Ebussu’ud Efendi, İstanbul.

EYİCE, Semavi (1954), “Yunanistan’daki Türk Eserleri”, TM, XI, s. 157- 182.

FOTİÇ, Aleksandar (1994), “The Official Explanations for The Confiscation and Sale of Monasteries (Churches) and Their Estates at the Time of Selim II”, Turcica 24, s. 33-54.

GÖKBİLGİN, M. Tayyib (1980), “Selanik”, İA, X, İstanbul, s. 342-344.

GÖLEN, Zafer (2001), “Tanzimât Döneminde Bosna Hersek’te Kilise İnşa ve Onarım Faaliyetleri”, Belleten, C. LXV, S. 242, Nisan, s. 215-242.

GRADEVA, Rossitsa (1994), “Ottoman Policy towards Christian Church Buildings”, Etudes Balkaniques, No. 4, s./pp. 15-36.

İNCİCİYAN, P. L. (1976), “Osmanlı Rumelisi Tarih ve Coğrafyası”, (Çev. H. D. Andreasyan), İÜGDAAD, II, S. 4-5, s. 22-88, 101-152.

KENANOĞLU, Macit (2004), Osmanlı Millet Sistemi: Mit ve Gerçek, Klasik Yay., İstanbul.

KERMELİ, Eugene (2010), “Ebu’s-Suud’a Göre Kilise Vakıfları, Osmanlı Hukukundaki Teori ve Pratiği”, (Çev. Ö. Özcan), VD, S. 34, Aralık), s. 165-175.

KERMELİ, Eugenia (1995), The Confiscation of Monastic Properties by Selim II 1568-1570, (Yayınlanmamış Doktora Tezi), Manchester.

KILIÇ, Muharrem (2009), “Osmanlı Fetvâ Literatüründe Gayrimüslimlere Tanınan Din ve İbadet Özgürlüğü Fetâvâ-yı Ali Efendi Örneklemi”, İslâm Hukuku Araştırmaları Dergisi, S. 13, s. 63-82.

KİEL, Machiel (2000), Bulgaristan’da Osmanlı Dönemi Kentsel Gelişimi ve Mimari Anıtlar, (Çev. İlknur Kolay), Kültür Bakanlığı, Ankara.

KİEL, Machiel, “Selanik”, DİA, C. 36, s. 352-357.

KİEL, Maciel (1985), Art and Society of Bulgaria in the Turkish Period, Assen/Maastricht, Van Gorcum.

KONSTANTİNOS, Giakoumis (2013), “Dialectics of Pragmatism in Ottoman Domestic Interreligious Affairs, Reflections on the Ottoman Legal Framework of Church Confiscation and Construction and a 1741 Firman for Ardenicë Monastery”, Balkan Studies, Vol. 47, s./pp. 73- 132.

KOYUNCU, Aşkın (2014), “Osmanlı Devleti’nde Kilise ve Havra Politikasına Yeni Bir Bakış: Çanakkale Örneği”, Çanakkale Araştırmaları Türk Yıllığı, Yıl: 12, S. 16, (Bahar), s. 35-88.

KOYUNCU, Nuran (2014), Osmanlı Devleti’nde Gayrımüslimlerin Din ve Vicdan Hürriyetleri Bağlamında Mâbedlerin Hukuki Statüsü, Adalet Yay., Ankara.

KUR’AN-I KERİM, Bakara 2/256, Yûnus 10/99, Kehf 18/29, Hac 22/40.

OSTROGORSKY, Georg (1986), Bizans Devleti Tarihi, (Türkçeye Çeviren: Fikret Işıltan), TTK, Ankara.

ŞAKİROĞLU, Mahmut H. (1983), “Fatih Sultan Mehmed’in Galatalılara Verdiği Fermanın Türkçe Metinleri”, AÜDTCF Tarih Araştırmaları Dergisi, C. 14, S. 25, s. 211-224.

ŞEYHÜLİSLAM YENİŞEHİRLİ ABDULLAH EFENDİ (2011), Behçetü’l- Fetâvâ, Haz. Süleyman Kaya vd., İstanbul. TADB. TTD. EV. 561.

TURAN, Osman (1980), Türk Cihan Hâkimiyeti Mefkûresi Tarihi, II, 6. Basım, İstanbul.

ÜNVER, A. Süheyl (1992), “Selanik’teki Yüz Eserimiz Hakkında”, İstanbul Ün. Güney-Doğu Avrupa Araşt. Dergisi, I, İstanbul, s. 257-260.

YANKO, İskender Hoçi (1327/1914), “Galata’nın Osmanlılara Teslimi”, TOEM, V/25, İstanbul, s. 49-53.

YARDIMCI, Mehmet Emin (2006), 15. ve 16. Yüzyılda Bir Osmanlı Livası: Bosna, İstanbul.

YAZICIZÂDE ALİ (2009), Tevârih-i Âl-i Selçuk, (Haz. Abdullah Bakır), İstanbul.

EK: TADB.TTD.EV. 553:106b-107b.

Eugenia Kermeli tarafından 1995’te Mancester’da doktora tezi olarak

sunulan “The Confiscation of Monastic Properties by Selim II, 1568

”, adlı çalışmanın Ek bölümünde sunulmuştur.

Mefâhirü’l-kuzât ve’l-hukkâm me‘âdinü’l-fezâyil ve’l-kelâm Selanik ve

Sidrekapısı ve Sıroz ve Zihne ve Drama ve Karaferye ve Pravişte kadıları

zîdet fezâ’ilühum tevkî‘-i refî‘-i hümâyûn vâsıl olıcak ma‘lûm ola ki; hâliyâ

Aynoroz cezîresinde olan kenâyisin taht-ı kazânuzda olan ruhbânları dergâh

ı mu‘allama rik‘a sunup zikr olunan kâdılıklarda olan çiftliklerimiz ve bâğ ve

bâğçe ve tarlalarımız ve değirmenler ve dükkânlar ve evler ve meyhâne ve

davarlarımız ve Lonkoz adasında olan kışlaklarımız ve keçilerimiz ve bi’l

cümlü kadîmü’l-eyyâmdan cüz’î ve küllî şimdiye değin zabt ide geldüğümüz

manastırlarımızın emlâk ve davarları mîrî cânibinden satılup her cülmesinin

ittifâkıyla on dört bin sekiz yüz (14.800) altun karz alup deyn edinüp mîriden

ayende ve revende içün manastırlarımızda duran ruhbânlar zabt etmek içün

on dört bin sekiz yüz (14.800) altun bahâya satun alduğumuz zikr olunan

emlâk ve davarları şol şart ile satun aldık. Zikr olan emlâk ve tarla ve

bağlarımız ve değirmenler ve bostânlar ve çiftlikler ve davarlar ber-karar-ı

sâbık olup manastırlarımızda olan ruhbânlardan birisi mülkiyet üzre nesne

tasadduk eylemeyüp küllî ve cüz’î ayende ve revendeye ziyâfet içün

manastırların olup emînler ve beytü’l-mâl ve mevkûfâtcılar ve voyvodalar ve

subaşılar zikr olunan emlâk ve davarları küllî ve cüz’î nesneye dahl ve

ta‘âruz eylemeyüp manastırların ruhbâlarından biri mürd oldukda yahud ahar

diyâra gitdikde emînler ve beytü’l-mâl emînleri ve mevkûfâtçılar ve

voyvodalar ve subaşılar gelüp fülân keşîş mürd oldu, yahud ahar diyâra gitdi, malı gâyibdir deyü emlâk ve âsiyâbı ve davarları nice oldu deyü sâyir ruhbânları rencîde etmeyüp ber-karâr-ı sâbık selâtîn-i mâziyyeden Sultân

Murâd Hân tâbe serâhu zamânından elümizde olan ahkâm-ı şîfe mûcebince

girü mukarrer buyrulup mukarrer-nâme-i hümâyûn inâyet olunursa her

birimiz etrâf âleme perâkende olup cidd ü cehd edüp sadakât akçesin cem‘

edüp karz alduğımız on dört bin (14.000) sikke altun deynimizi emcimiz edâ

edelüm ve sene be-sene üzerimize maktû‘ olan yetmiş bin akçe (70.000)

harâcımızdan Hızâne-i âmireye her nevruzda olıgelen kânûñ üzre götürüp

teslîm eyleyüp ve zikr olunan manastırlardan hâric Limnos’da ve ahar

yerlerde olan çiftliklerimizi dahi vech-i meşrûh üzre emr-i şerîf ile il

emîninden yüz otuz bin (130.000) akçeye satun alup meblağ-ı mezbûru dahi

mîrî içün teslîm edüp eyle olsa vilâyet defteri mûcebince öşr verir

yerlerimizin harman üzerinde (v. 107a) ma‘rifet-i kâdı ile öşrün verüp bâkî

kalanın emr-i şerîf mûcebince cezîre-i mezbûreye alup gidüp ahâli-i cezîre

ve ayende ve revendeye nafaka olup ber-karâr-ı sâbık mukarrernâme-i

hümâyûn inâyet buyrulmaz ise zikr olan emlâki girü varup satup savup karz

alduğumuz altunu edâ edüp her birimiz etrâf-ı âleme perâkende olup

manastırlar tenhâ kalup sen be-sene veregeldüğümiz maktû‘ harâcımız zâyi‘

olmak mukarrerdir deyü bildirdiklerinde bu husûs içün fetvâ-yı şerîf verilüp

mazmûn-ı şerîfinde zikr olunan ruhbânlar evvelden mâlik oldukları ve yahud

mîrî cânibinden tapuya aldıkları evleri ve bâğları ve bâğçeleri ve

değirmenleri ve mahzenleri ve koyunları ve sâyir davarları nefslerine ve

evlâdlarına ve manastırlarında olan fukarâya ve gelüp giden müsâfirlere ve

bunlara hidmet edenlere ve evkâfı görüp gözedüp hâsılların tahsîl edüp

getürenlere mesârifine sarf edenlere vakf edüp mütevelliye teslîm edüp şer‘la

vakfiyyetine hümk olundukdan sonra asla kimesne dahl edüp şartlarını tağyîr

edemez ammâ kendülerin mülkleri olmayup şimdi mîrî cânibinden tapuyla

aldıkları yahud evvelden re‘âyâdan satun almak adına aldıkları mezra‘alar ve

çayırlar ve yaylaklar ve kışlaklar arâzi-i memleketdendir ehl-i islâmdan ve

gayriden asla kimesenin mülkü olmak yokdur re‘âya icâre tarîkiyle tasarruf

ederler asla ne hibeye kâdirlerdir ve ne hibeye (silik) selâtînden gayri bir

ferd vücûh-ı mezbûreyle kâdir değildir zikr olan ruhbânların ol bâda vakfları

ve şartları asla mu‘teber değildir lakin mîrî cânibinden mezkûrlara merhamet

olunup zikr olunan mezâri‘i eküp biçüp sâyir re‘âyâ gibi öşrün verüp ve

davarların ve çayırlarında ve yaylaklarında ve kışlaklarında yürüdüp defter-i

hâkânîde üzerlerine mukayyed olan mukata‘aların verdikden sonra kimesne

ta‘arruz etmeyüp ve içlerinde bazı mürd oldukda zikr olan yerlerde hissesi

vardır ve deyü tapuya verilmeyüp mürd olanların hissesini bâkiler tasarruf

edüp üslûb mukarrer kılınmak câyiz olursa tafsîl-i mezbûr üzre hükm-i

Şa‘bânının yedinci gününde arz olundukda fetvâ-yı şerîf mûcebince nâ-bedîd

ve mürd oldu deyü beytü'l-mâlcılar dahl etmeyüp fetvâ-yı şerîf mûcebince

amel olunmasın emr edüp buyurdum ki hükm-i şerîfim vardıkda madam ki

zikr olunan ruhbânlar vilâyet defteri muktezâsınca zikr olunan manastırların

ber-vech-i maktû‘ üzerlerine vaz‘ olunan yetmiş bin akçe mukâta‘aların

verüp ve öşr verir yerlerin hâli komayup ve zirâ‘at ve hırâset edüp hâsıl

eyledikleri terekelerinin öşürlerin ma‘rifet-i kâdı ile harman zamânında sâl

be-sâl mîrî içün bi't-tamâm verüp edâ edüp hidmetelerinde kusurları olmaya

bu bâbda vilâyet defterleri ve fetvâ-yı şerîf mûcebince amel edüp vilâyet

defterlerine muhâlif fetvâ-yı şerîfe mugâyir kimesnei dahl ve ta‘arruz

etdirmeyesin ve içlerinde mürd ve nâ-bedîd olanların zikr olunan yerlerde

müstakil hisseleri olmayup bi'l-fi‘l hayatda olan ruhbânlar umûmiyet üzre

mukâta‘a ile ve tapu ile ber-vech-i maktû‘ tasarruflarında olup her yıl

mukâta‘ası (v. 107b.) mîrî içün verilügelen tapulu yerlerine şer‘-i şerîf ile

vakf olan evlerine ve bâğlarına ve bâğçelerine ve değirmenlerine ve

dükkânlarına ve mahzenlerine ve sığırlarına ve koyunlarına ve sâyir

davarlarına ve nefslerine ve evlâdlarına ve manastırlarında olan fukarâya ve

gelüp giden müsâfirleri ve bunlara hidmet edenlere ve evkâf-ı görüp

gözedüp hâsılların tahsîl edüp getürenlere ve masârifine sarf edenlere

hâssaten beytü'l-mâl ve mevkûfât emînleri ve voyvodalar ve subaşılar şer‘-i

şerîfe ve kânûna muhâlif dahl etmek ister ise men‘ edüp dahl etdirmeyesiz

ve zirâ‘at ve hırâset edüp hâsıl etdikleri terekelerinden muktezâ-yı şer‘ üzre

öşr-i terekelerin ve kânûn üzre sâlâriyyelerin bıragub narh üzerinden ziyâde

akçelerin taleb etdirmeyesiz ve zulm ü te‘addi etdirmeyesiz emr-i şerîfime

muhâlefet ve ta‘allüm ü inâd edüp zulm edenleri isimleriyşle yazup kapuma

arz eyleyesiz ve ba‘de'n-nazar bu hükm-i şerîfimi ellerinde ibkâ edesiz şöyle

bilesiz alâmet-i şerîfe i‘timâd kılasız.

Tahrîren fi'l-yevmi’s-sâlis aşer şehri şa‘bâni’l-mu‘azzam sene sitte ve seb‘în ve tis‘a-mi’e.