Eleştirel Yönetim Çalışmaları Fildişi Kulesinden Nasıl Çıkabilir? Eleştirel Edimsellik ve Topluluk Ekonomileri

Öz Son yıllarda eleştirel yönetim çalışmaları kendi akademik fildişi kulesinden çıkararak gündelik yaşamda etkili olmak istemektedir. Bunun nasıl olacağı “eleştirel edimsellik” kavramıyla tartışılmaktadır. Eleştirel edimsellik soyut ve büyük çaplı özgürleşmelerin peşinden koşulmasına karşıdır; o kurumsal iktidar ilişkilerindeki küçük kazanımları arar. Ancak küçük kazanımlar kapitalist kimlikler ve pratikleri korur; böylece eleştirel edimsellik ana-akım yönetim ve örgüt çalışmalarına benzer. Bu yüzden, birçok araştırmacı eleştirel edimselliğin siyasal amaçlarını eleştirir. Ayrıca, eleştirel edimsellik ürettiği eleştirinin etkili olabilmesi yolunda gerçekçi ve yeterli maddesel koşulları ele almamaktadır; genellikle, yöneticilerin ana-akım söylemlerini değiştirmeye odaklanır. Bu araştırma, eleştirel edimselliğin topluluk ekonomilerinden yararlanması gerektiğini belirtmiştir. Topluluk ekonomileri, kapitalizmin gücünü vurgulayan sermaye merkezciliğe karşıdır; etik-siyasi etkileşimlerle gayri-kapitalist özneler ve örgütlenmeler oluşturmaya dayanır. Bu bağlamda, topluluk ekonomileri siyasal ve maddesel olarak eleştirel edimselliğe yol gösterebilecektir.

Kaynakça

Alvesson, Mats ve Spicer, André (2012), “Critical Leadership Studies: The Case for CriticalPerformativity”, Human Relations, 65 (3): 367-390.